ABD yönetimi, İran ile yaşanan gerilimi tırmandırabilecek yeni bir askeri strateji üzerinde duruyor. Hazırlanan raporlara göre, Başkan Donald Trump'ın onay vermesi durumunda ABD ordusu, İran'ın enerji altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alan kapsamlı saldırı planlarını devreye sokmaya hazırlanıyor. Bu planların en dikkat çekici unsurlarından biri, ABD cephaneliğindeki nükleer olmayan en büyük silah olan GBU-43/B Devasa Mühimmatlı Hava İnfilak Bombası'nın (MOAB) kullanılması ihtimali.
Stratejik Hedefler ve Geçmiş Saldırılar
ABD, geçtiğimiz yıl içerisinde Fordo, Natanz ve İsfahan'daki yeraltı nükleer tesislerine yönelik bir dizi hava saldırısı gerçekleştirmişti. Bu operasyonlarda B-2 bombardıman uçakları ve Tomahawk füzeleri kullanılmıştı. Ancak ABD Savunma İstihbarat Ajansı'nın (DIA) değerlendirmelerine göre, bu saldırılar İran'ın nükleer faaliyetlerini yalnızca kısa bir süreliğine yavaşlatabildi. Şimdi ise Trump yönetimi, savaşı kesin bir şekilde sona erdirecek daha etkili yöntemler arayışında.
Nükleer Zenginleştirme Tartışmaları
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın yüzde 60 saflıkta yaklaşık 440,9 kilogram uranyum stokuna ulaştığını tahmin ediyor. Batılı ülkeler bu seviyedeki bir zenginleştirmenin sivil bir gerekçesi olmadığını savunurken, İran yönetimi nükleer silah geliştirme hedefi olmadığını vurguluyor. ABD'li yetkililer, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki nüfuzunu artıran İran'ın nükleer kapasitesini kalıcı olarak engellemek için askeri seçeneklerin masada tutulması gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, MOAB gibi devasa mühimmatların kullanılmasının hedeflere ulaşmada ne kadar etkili olacağı konusunda ABD içerisinde de farklı görüşler bulunuyor. Uzmanlar, bu tür bir tırmanışın bölgedeki çatışmaları daha karmaşık bir hale getirebileceği konusunda uyarıyor. Trump ve danışmanlarının, yaklaşan seçimler öncesinde iç kamuoyundaki popülarite kaybını da göz önünde bulundurarak, İran'a karşı daha sert bir tutum sergileme eğiliminde olduğu ifade ediliyor.