15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) milli iradenin merkezi olarak tarihi bir sınav verdi. Darbe girişiminin duyulmasıyla birlikte Ankara'da bulunan milletvekilleri, hızla Meclis binasına intikal ederek darbecilere karşı ortak bir tavır sergiledi. AK Parti, CHP ve MHP'den toplam 106 milletvekili, bombaların hedefi olan Meclis çatısı altında buluştu.
Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplanan Genel Kurul, darbecilerin saldırılarına rağmen çalışmalarını sürdürdü. Meclis binasına savaş uçakları tarafından üç ayrı bomba atıldı. İlk bomba saat 02.33'te bahçeye düşerken, ikinci bomba Başbakanlık makam odasının yanındaki koridorda büyük hasara yol açtı. Bu saldırıların ardından milletvekilleri, çalışmalarına sığınakta devam etmek zorunda kaldı. Üçüncü bomba ise sığınaktayken atıldı.
Saldırılar sonucunda Meclis binasında 11 milyon liranın üzerinde maddi hasar oluştu ve 18 kişi yaralandı. Külliye içerisinde görevli 12 polis memuru da yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Milletvekilleri, kılık kıyafetlerine bakmaksızın, darbe girişiminin bertaraf edilmesi için tek ses oldu. O gece Meclis'e giren basın mensupları da yaşananları kamuoyuna aktararak milli iradenin sesini duyurdu.
Darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından 16 Temmuz günü saat 17.00'de olağanüstü toplanan Genel Kurul'da, dört siyasi partinin ortaklaşa hazırladığı deklarasyon okundu. Siyasi parti liderlerinin ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleşen bu birleşim, darbe girişimine karşı verilen kararlı duruşun simgesi oldu. TBMM, bombalar altında yürüttüğü bu demokrasi mesaisiyle, tarihindeki gazi meclis unvanını bir kez daha hak etti.