Tasfiye Sürecinde Yeni Yol Haritası
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde alınan kararla, yedi farklı portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye süreci başlatıldı. Yaklaşık 455 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren bu süreç için TBMM'ye sunulan dokuz maddelik kanun teklifi, fon varlıklarının geri kazanımı ve yatırımcılara dağıtımı konusunda kapsamlı bir hukuki çerçeve çiziyor.
Fiili Yatırım Esas Alınacak
Teklifin en dikkat çeken yönü, yatırımcıların alacaklarının hesaplanmasında izlenecek yöntemdir. Fon hesaplarında görünen sanal rakamlar yerine, yatırımcının fona yaptığı gerçek nakit girişleri ve çıkışları esas alınacak. Bu tutarlar, tasfiye tarihine kadar TÜFE ve Yİ-ÜFE oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenecek. Böylece, fon paylarının geçmişte ulaştığı yapay yüksek değerler yerine, enflasyonla korunmuş gerçek yatırım tutarı üzerinden bir hesaplama yapılacak.
Geri Kazanım ve Hukuki Süreçler
Düzenleme, fon malvarlığından usulsüz şekilde çıkarılan değerlerin geri alınması için geniş yetkiler tanıyor. Sadece mevzuata aykırı işlemler değil, ekonomik bir amacı bulunmayan muvazaalı işlemler de geri kazanım kapsamına alınıyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığı durumlarda, varlıkların değer kaybına uğramaması için dava sonuçlarını beklemeden satış yapma yetkisine sahip olacak. Elde edilen gelirler, yatırımcı ödemeleri için oluşturulan özel alt hesaplarda korunacak ve bu tutarlar haczedilemeyecek.
Ödeme Kısıtlamaları ve Gönüllü İade
Teklif, piyasa bozucu eylemlere veya dolandırıcılık faaliyetlerine karıştığı SPK tarafından tespit edilen kişilerin bu geri kazanım sisteminden yararlanmasını engelliyor. Ayrıca, tasfiye öncesinde fondan haksız kazanç elde ederek çıkan yatırımcılar için gönüllü iade mekanizması getiriliyor. Bu kişiler, emsal getiriyi aşan kazançlarını iade ederek hukuki süreçlerde sorumluluklarını hafifletebilecekler. Kamu bütçesinden kaynak aktarılmayacak olan bu sistemde, operasyonel süreçler için dışarıdan profesyonel hizmet alımı yapılabilecek.
Sistemin başarısı, fonların gerçek varlıklarının doğru tespiti ve geçmişe dönük işlemlerin şeffaf bir şekilde incelenmesine bağlı olacak. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte, SPK'nın belirleyeceği uygulama esasları tasfiye sürecinin nihai işleyişini netleştirecek.