Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) koordinasyonunda yürütülen kapsamlı bir bilimsel çalışma, göçmen kuşların taşıdığı keneler aracılığıyla yayılabilecek hastalık etkenlerini mercek altına alıyor. İstanbul, Ankara ve Tekirdağ'daki çeşitli üniversitelerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen projede, kuşların göç yolları üzerindeki hastalık hareketliliği takip ediliyor.
İstanbul Avcılar'da bulunan Kuş Halkalama İstasyonu'nda yakalanan göçmen kuşlar, üzerlerindeki keneler toplandıktan sonra doğaya bırakılıyor. Marmara Üniversitesi'ne canlı olarak ulaştırılan keneler, burada mikroskop altında tür düzeyinde tanımlanıyor. Ardından KUISCID laboratuvarlarına gönderilen örnekler, ileri moleküler analiz yöntemleriyle inceleniyor. Uzmanlar, kenelerden elde edilen DNA ve RNA verilerini biyoinformatik yöntemlerle tarayarak, bilinen veya bilinmeyen viral ve bakteriyel etkenlerin varlığını araştırıyor.
Projenin en dikkat çekici bulgularından biri, Doğu Asya kökenli istilacı bir tür olan Haemaphysalis longicornis yani Asya uzun boynuzlu kenesinin İstanbul'da yerleşik hale geldiğinin kanıtlanması oldu. Araştırmacılar, bu türün bölgedeki yaşam döngüsünü sürdürdüğünü ve taşıyabileceği potansiyel patojenler açısından yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Çalışma, sadece Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi bilinen hastalıkları değil, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni tehditleri de kapsayan bir erken uyarı sistemi işlevi görüyor.
Bilim insanları, bu araştırmanın "Tek Sağlık" yaklaşımıyla insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele aldığını belirtiyor. İki yıldır devam eden saha ve laboratuvar çalışmalarıyla geniş bir veri seti oluşturulduğunu ifade eden uzmanlar, 2026 yılı sonuna kadar daha kapsamlı sonuçlara ulaşmayı hedefliyor. Bu veriler, hastalıkların kıtalar arası taşınma mekanizmalarını anlamak ve olası salgınlara karşı hazırlıklı olmak adına kritik bir öneme sahip.