Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yaşayan ve ilkokul yıllarından bu yana demir ocağının başında olan usta, yarım asırlık meslek hayatında önemli bir dönüm noktasında bulunuyor. 1987 yılında devraldığı dükkânında, gelişen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle üretim yapmaya devam eden usta, tarım ve bahçe işlerinde kullanılan balta, kazma, bıçak, nacak ve keser gibi el aletlerini üretmeyi sürdürüyor.
Geçmiş yıllara oranla iş hacminin azaldığını ifade eden usta, buna rağmen mesleğine olan bağlılığını koruyor. Ancak ilçedeki sıcak demircilik zanaatının geleceği konusunda ciddi endişeler yaşanıyor. Bölgede bu mesleği icra eden sadece iki kişi kaldığını belirten usta, kendisinden sonra dükkânı devralacak veya zanaatı öğrenecek bir çırak yetişmediğini vurguluyor. Bir arkadaşının oğluyla birlikte çalıştığını, kendisinin ise dükkânında tamamen yalnız kaldığını dile getiren usta, mesleğin kaybolmaya yüz tuttuğunu ifade ediyor.
Usta, amcasının kendisini ustasına teslim ederken söylediği "Eti senin, kemiği benim" sözünü hatırlatarak, o dönemdeki usta-çırak ilişkisinin günümüzde kurulamadığını belirtiyor. Emekli olmasına rağmen demir ocağını söndürmeyen usta, sağlığı elverdiği sürece bu kadim zanaatı yaşatmaya kararlı olduğunu söylüyor.