Yunanistan'da savunma politikaları ve F-35 savaş uçaklarının tedariki üzerine başlayan tartışmalar, hem siyasi arenada hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yunanistan Savunma Bakanı Dendias'ın, satın alınacak F-35 uçaklarının NATO müttefiklerine karşı kullanılmayacağına dair yaptığı açıklamalar, muhalefet partisi PASOK'un sert tepkisiyle karşılaştı.
PASOK savunma politikaları sorumlusu Mihalis Katrinis, 40 adet F-35 için yaklaşık 8,6 milyar dolarlık devasa bir bütçe ayrıldığını hatırlatarak, bu uçakların kullanımına dair kısıtlamaların mantıksız olduğunu savundu. Katrinis, bu denli büyük bir maddi yükün altına girilmesine rağmen uçakların kullanım alanının sınırlandırılmasını "akıl almaz" olarak nitelendirdi.
Atina'daki bu gerilimin temelinde, Türkiye'nin F-35 tedarik sürecindeki engellerin aşılması ve yerli savunma sanayii hamleleri yatıyor. Yunanistan'ın Ege'deki hava üstünlüğünü korumak amacıyla yaptığı milyarlarca euroluk harcamaların, Türkiye'nin savunma kapasitesindeki gelişmeler karşısında etkisiz kalabileceği korkusu, Yunan medyasında ve siyasi çevrelerde "panik havası" olarak tanımlanıyor. Özellikle Türkiye'nin KAAN projesi ve F-35 tedarikindeki ilerlemeler, Atina'nın stratejik planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Siyasi tartışmaların yanı sıra Yunan halkı da savunma harcamalarının bütçeye getirdiği ağır yükten rahatsız. Ekonomik zorluklarla mücadele eden vatandaşlar, milyarlarca dolarlık savunma yatırımlarının öncelikli olup olmadığını sorguluyor. Ekim 2028'e kadar ödenmesi planlanan bu meblağın, ülkenin genel bütçesi üzerindeki baskısı, hükümet ile kamuoyu arasındaki makası açıyor. Atina yönetimi, bir yandan NATO taahhütlerini yerine getirmeye çalışırken diğer yandan hem muhalefetin eleştirileriyle hem de halkın ekonomik kaygılarıyla başa çıkmaya çalışıyor.