IAC 2026 kapsamında düzenlenen Uzay Sürdürülebilirliği ve Radyasyon Direnci oturumu, uzayda artan enkaz sorununa karşı geliştirilen yeni stratejileri gündeme taşıdı. CERN, EPFL Uzay Merkezi ve ClearSpace gibi önemli kuruluşlardan uzmanların katıldığı panelde, uzay faaliyetlerinin bilimsel, teknolojik ve politik boyutları detaylıca ele alındı.
CERN temsilcisi Enrico Chesta, uydu güvenilirliğinin enkaz oluşumunu engellemedeki kritik rolüne dikkat çekti. Chesta, fırlatılan uyduların yaklaşık yarısının ömürlerini tamamlamadan teknik sorunlar yaşadığını belirterek, uygun radyasyon direnci stratejileriyle bu arızaların yüzde 10'unun önlenebileceğini ifade etti. CERN tarafından geliştirilen Space RADMON teknolojisinin, uyduları güneş fırtınalarına karşı koruyarak ömürlerini uzatmaya yardımcı olduğu belirtildi.
ClearSpace CEO'su Luc Piguet ise uzay sektörünün tıpkı havacılık ve denizcilik gibi bir bakım ve onarım altyapısına ihtiyaç duyduğunu savundu. Piguet, yörüngedeki uyduların ömrünü uzatacak ve enkazı temizleyecek servis hizmetlerinin, sektörün sürdürülebilirliği için zorunlu bir endüstriyel dönüşüm olduğunu vurguladı. EPFL Uzay Merkezi İcra Direktörü Emmanuelle David ise sürdürülebilirliğin sadece yörüngeyle sınırlı kalmaması gerektiğini, uzay faaliyetlerinin yeryüzündeki çevresel etkilerinin de eko-tasarım ilkeleriyle yönetilmesi gerektiğini belirtti.
İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı'ndan Gregoire Hauser, uzayda güvenli ve barışçıl bir ortamın korunması için uluslararası iş birliğinin şart olduğunu hatırlattı. Hauser, 2019 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler rehber ilkelerinin, uzay nesnelerinin tasarımından elden çıkarılmasına kadar tüm süreçlerde temel alınması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar, gelecek nesillerin uzaya erişimini korumak adına teknolojik inovasyonun yanı sıra küresel politikaların da eşgüdümlü olarak geliştirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.