Borsa İstanbul, fon kaynaklı gelişmelerin etkisiyle zorlu bir süreçten geçiyor. Düzenleyici kurumlar fonların tasfiyesi için bir yol haritası belirlemiş olsa da, ilgili hisselerde pozisyonu bulunan yatırımcılar için belirsizlik devam ediyor. Piyasa verileri, endeksin zirve noktasından itibaren yüzde 20 oranında değer kaybederek ayı piyasası sınırına yaklaştığını gösteriyor.
Güvenli limanlara yönelim arttı
Yaşanan dalgalanmalar, tasarruf sahiplerinin yatırım tercihlerini değiştirmesine neden oldu. Eylül ayının 11 ile 29'u arasındaki dönemde bankalardaki mevduat hacmi yaklaşık 1 trilyon TL artış gösterdi. Yatırımcılar, riskli varlıklardan uzaklaşarak daha güvenli limanlara yönelirken, altın ve döviz piyasalarında ise sınırlı bir hareketlilik gözlemleniyor. Uzmanlar, piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesinin zaman alacağını ve yatırımcıların daha seçici davranacağını belirtiyor.
Yabancı yatırımcı ilgisi ve değerlemeler
Sert düşüşlerin ardından hisse senetlerinin ucuzlaması, yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. TCMB verilerine göre, 25 Eylül ile biten haftada yabancı yatırımcılar 358 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaptı. BIST100 endeksindeki fiyat kazanç oranının 10 seviyelerine gerilemesi, bazı lokomotif hisselerde piyasa değeri/defter değeri oranının 1'in altına düşmesi, orta ve uzun vadeli yatırımcılar için yeni fırsatlar oluşturabileceği şeklinde yorumlanıyor. Ancak Türkiye'nin ülke risk priminin 250 seviyesinin üzerine çıkması, piyasalardaki temkinli duruşun korunmasına neden oluyor.
Enflasyon ve küresel riskler
Piyasaların gözü yarın açıklanacak olan Eylül ayı enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Beklentilerin üzerinde gelebilecek bir enflasyon verisinin, TCMB'nin faiz politikaları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, küresel ölçekte ABD-İran gerilimi kaynaklı petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve merkez bankalarının faiz artırım politikaları, Borsa İstanbul üzerindeki dışsal riskleri canlı tutuyor. Analistler, yatırımcıların bu dönemde akılcı analizlere ve bilimsel verilere dayalı stratejiler izlemesinin önemine vurgu yapıyor.