Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un vefatına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma süreci tamamlanarak iddianame hazırlandı. Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölümüne dair aydınlatıcı bilgiler içerebilecek cep telefonunun akıbeti üzerine yoğunlaşıldı.
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, olay sonrasında telefon üzerinde herhangi bir teknik inceleme yapılmadığı vurgulandı. Dosyadaki tanık ifadeleri, arama tutanakları ve şüpheli savunmalarını inceleyen savcılık, teslim alınmış olmasına rağmen telefonun kasten yok edildiği sonucuna vardı. Bu durumun, Türk Ceza Kanunu'nun 281/1 maddesinde yer alan 'Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme' suçunu oluşturduğu ifade edildi.
Söz konusu delil kaybı nedeniyle Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş hakkında kamu davası açılmasına karar verildi. İddianamede, telefonun içerisinde yer alabilecek mesaj, fotoğraf ve notların soruşturmanın seyri açısından kritik öneme sahip olduğu belirtildi. 2 Ekim 2026 tarihli iddianame ile şüphelilerin yargılanarak cezalandırılmaları talep ediliyor. Olayla ilgili olarak Denizolgun'un özel doktoru ve üç Adli Tıp Kurumu görevlisinin de aralarında bulunduğu toplam dört şüpheli hakkında daha önce işlem yapılmıştı.