Karadağ, 2028 yılına kadar Avrupa Birliği'nin 28'inci üyesi olma hedefine ulaşmak için yoğun bir çalışma yürütüyor. Ancak bu süreçte, birliğin hukuki çerçevesini oluşturan ve acquis olarak adlandırılan on binlerce düzenlemenin Karadağca diline çevrilmesi konusunda ciddi zorluklar yaşanıyor. Brüksel'deki yetkililer, mevcut çeviri kapasitesinin bu devasa hacmi zamanında tamamlamaya yetmeyebileceğinden endişe ediyor.
Alternatif çözüm arayışları
Avrupa Komisyonu, olası aksaklıkları aşmak amacıyla çeşitli istisnai seçenekleri masaya yatırdı. Bu seçenekler arasında, Karadağ'ın çeviri süreci tamamlanana kadar mevcut resmi AB dillerinden birini kullanmasına izin verilmesi de yer alıyor. Podgorica yönetiminin karar vereceği bu süreçte, Karadağca ile dilsel benzerliği nedeniyle Hırvatça en güçlü aday olarak öne çıkıyor.
Ancak bu çözüm önerisi, bölgedeki hassas kimlik siyaseti nedeniyle Karadağ içinde siyasi tartışmalara yol açabilir. Karadağ, uluslararası arenada kendi dilinin tanınması için uzun süredir mücadele veriyor. Öte yandan, Hırvatistan'ın daha önce çevrilen bazı metinlerin kalitesine yönelik eleştirileri, iki ülke arasındaki süreci karmaşıklaştıran bir diğer faktör olarak dikkat çekiyor.
Geçmişteki emsaller
Avrupa Birliği, aday ülkelerin dil hazırlıkları konusunda geçmişte de esnek tutumlar sergilemişti. 2004 yılında birliğe katılan Malta'ya, çeviri yükümlülüklerini tamamlaması için üç yıllık bir ek süre tanınmıştı. Benzer şekilde İrlanda'da da resmi dil statüsü ve çeviri yükümlülükleri konusunda geçici düzenlemelere gidilmişti. Brüksel, müktesebatın çevrilmesini üyelik için mutlak bir ön koşul olarak görmese de, Karadağ örneğinde siyasi uzlaşının sağlanması kritik bir önem taşıyor.
Karadağ hükümeti, idari kapasitesini artırmak için yatırımlarını sürdürdüğünü ve hedeflenen takvime sadık kalacağını belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Podgorica ile düzenli temas halinde kalarak, çeviri sürecindeki ilerleme hızını yakından takip etmeye devam ediyor.