Diyarbakır'da son bir ay içerisinde dört kadının eşleri veya eski eşleri tarafından katledilmesi, kentte büyük bir infiale yol açtı. Yaşanan bu vahim olayların ardından, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Serra Bucak'ın öncülüğünde, erkeklere yönelik "birlikte tavır alma" çağrısı yapıldı. Bu çağrıya yanıt veren yüzlerce erkek, Bağlar ilçesinde bir araya gelerek kadın cinayetlerine karşı sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Erkeklerden ilk kez kitlesel tepki
Diyarbakır'da ilk kez düzenlenen bu eylemde, farklı yaş gruplarından erkekler "Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz" yazılı pankartlar taşıdı. Karanfil Parkı'na kadar süren yürüyüş sırasında zaman zaman "Jin, jiyan, azadi" sloganları atıldı. Eyleme katılanlar, kadınların özgür olmadığı bir toplumda huzur ve barışın sağlanamayacağını vurguladı.
Yürüyüşe katılanlar arasında yer alan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Kamaç, kadına yönelik şiddetin cezasızlık politikalarıyla beslendiğini savundu. Kamaç, bu yılın ilk sekiz ayında 189 kadının katledildiğini hatırlatarak, şiddetin toplumsal değerleri hedef aldığını belirtti.
Şiddet verileri endişe verici
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi'nin paylaştığı veriler, bölgedeki şiddet tablosunun vahametini gözler önüne seriyor. Yılbaşından bu yana 3 bin 907 kadın fiziksel, 4 bin 919 kadın ise psikolojik şiddet gerekçesiyle hukuki destek talebinde bulundu. Rosa Kadın Derneği yöneticisi Esra Çiçek, şiddet mağduru kadınların profillerinin değiştiğini belirterek, eğitimli ve meslek sahibi kadınların da artık yoğun bir şekilde destek arayışında olduğunu ifade etti.
Çiçek, ekonomik kriz ve madde bağımlılığı gibi faktörlerin aile içi şiddeti tetiklediğini, birçok kadının ise hukuki yollardan sonuç alamayacağı düşüncesiyle sadece yaşadıklarını kayıt altına aldırmak için kurumlara başvurduğunu dile getirdi. Diyarbakır'daki kadın kurumları, şiddetin bireysel bir sorun değil, yapısal bir cinsiyet eşitsizliği meselesi olduğu konusunda birleşiyor.
Yürüyüşü izleyen mahalle sakinleri ise erkeklerin bu tepkisini olumlu karşılayarak, benzer eylemlerin tüm siyasi kesimler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Eylem, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal bir duruş sergilenmesi açısından kentte bir ilk olma özelliği taşıyor.