ABD öncülüğünde 2014 yılında kurulan ve IŞİD ile mücadele kapsamında Irak'ta konuşlanan koalisyon güçleri, görev süresini resmen tamamladı. Çarşamba günü gerçekleşen bu gelişme, bölgedeki askeri dengelerin değişeceği yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
IŞİD'in 2017 yılında Irak'ta, 2019 yılında ise Suriye'de yenilgiye uğratılmasının ardından koalisyonun varlığı, örgütün kalan unsurlarıyla mücadele etmek amacıyla sürdürülmüştü. Ancak 2024 yılında varılan mutabakatla birlikte ABD askerleri, ülke genelindeki üslerden kademeli olarak çekilerek varlıklarını özerk Kürdistan bölgesiyle sınırlandırdı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu çekilmenin hem ABD hem de Irak için bir zafer olduğunu belirterek, Amerikan askerlerinin eve dönme vaktinin geldiğini ifade etti. Irak Başbakanı Ali el-Zeydi ise bu gelişmeyi, Irak'ın egemenliğinin ve güvenlik güçlerinin hazırlığının ön plana çıktığı yeni bir aşama olarak tanımladı.
İran yanlısı grupların tutumu belirsizliğini koruyor
Çekilme kararı, İran destekli silahlı grupların bölgedeki etkisinin artabileceğine dair endişeleri de beraberinde getirdi. Irak hükümeti, koalisyonun ayrılmasının bu grupların silahlanma gerekçelerini ortadan kaldıracağını savunsa da, sahadaki durum farklı bir tablo çiziyor. Kataib Hizbullah gibi İran yanlısı gruplar, silahlarını teslim etmek için herhangi bir takvime bağlı olmadıklarını ve Irak'ın egemenliğini ihlal eden eylemlere karşı doğrudan karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını duyurdu.
Hükümetin daha önce belirlediği silahsızlanma takviminin sonuçsuz kalması ve grupların hükümete yönelik tehditkar söylemleri, ülkede siyasi istikrarın korunması konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, yabancı askerlerin çekilmesinin ardından İran destekli grupların siyasi ve ekonomik müdahalelerini artırabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bağdat yönetimi ise şimdi bu gruplarla uzlaşma sağlamak ve ülkedeki güvenlik otoritesini tam anlamıyla tesis etmek için yeni bir formül arayışında.