Suriye'nin Lübnan sınırına yönelik askeri yığınak yaptığına dair haberler, bölgedeki Hizbullah varlığı ve olası bir çatışma senaryosunu yeniden gündeme taşıdı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Humus vilayeti, Şam kırsalı ve Tartus bölgelerinde ağır silahların ve askeri araçların sınır hattına sevk edildiğini bildirdi. Ancak Şam yönetimi, bu hareketliliğin rutin bir konuşlandırma olduğunu savunarak Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri müdahale hazırlığı içinde olmadıklarını vurguladı.
Trump'ın Önerisi Tartışmaları Alevlendirdi
Bölgedeki tansiyonun yükselmesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları etkili oldu. Trump, İsrail'in Hizbullah ile mücadelede yetersiz kaldığını savunarak, bu süreçte Suriye'nin daha etkili bir rol üstlenebileceğini öne sürdü. ABD Başkanı, bu fikrini G7 zirvesi ve çeşitli medya kuruluşlarına verdiği demeçlerde yineleyerek, Suriye'nin Hizbullah'a karşı daha cerrahi bir operasyon yürütebileceğini ifade etti.
Bölgesel Tepkiler ve Diplomatik Durum
Suriye yönetimi adına açıklama yapan yetkililer, Lübnan'a müdahale iddialarını kesin bir dille reddetti. Geçiş dönemi devlet başkanı Ahmed Şara, Lübnan halkı için yalnızca iyilik temenni ettiklerini belirterek, eski vesayet dönemine dönüşün söz konusu olmadığını ifade etti. Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun, Şara'nın açıklamalarının ardından askeri müdahale söylentilerinin son bulduğunu belirtti.
Öte yandan Hizbullah cephesinde ise durum farklı değerlendiriliyor. Hizbullah lideri Naim Kasım, Suriye'nin müdahale etmesi yönündeki çağrıların, ABD ve İsrail'in grubu yok etme planının bir parçası olduğunu savundu. Kasım, Suriye yönetiminin bu baskılara boyun eğmediğini belirterek, planın doğudan ve kuzeyden bir kıskacı hedeflediğini iddia etti. Bölgedeki diplomatik trafik, tarafların birbirine yönelik suçlamaları ve askeri hareketlilik iddiaları arasında hassas bir dengede ilerlemeye devam ediyor.





