Bir fabrikada 23 yıl boyunca görev yapan bir işçi, vardiya amiriyle yaşadığı tartışma ve ardından gerçekleşen fiziki müdahale nedeniyle işten çıkarıldı. İşveren, olayın ardından disiplin kurulunu toplayarak hem işçinin hem de vardiya amirinin iş akitlerini tazminatsız olarak feshetti. İşçi, haksız yere işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle yerel mahkemeye başvurdu.
Yerel Mahkeme ve İstinaf Süreci
İş mahkemesi, kamera kayıtlarının ve tanık beyanlarının olayın başlangıcını net bir şekilde ortaya koyamadığını belirterek işçinin tazminat taleplerini kabul etti. Ancak işverenin itirazı üzerine dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, farklı bir sonuca vardı. Mahkeme, tanık ifadeleriyle işçinin amirine fiziki müdahalede bulunduğunun sabit olduğunu ve bu eylemin İş Kanunu kapsamında sataşma niteliği taşıdığını vurguladı. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı kaldırılarak davanın reddine hükmedildi.
Yargıtay Kararı Kesinleştirdi
Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını yerinde bularak onadı. Emsal niteliğindeki bu karar ile iş yerinde amirine veya çalışma arkadaşına yönelik fiziki saldırıda bulunan işçilerin, kıdem ve ihbar tazminatı haklarını kaybedeceği bir kez daha tescillenmiş oldu. Böylece 23 yıllık çalışma süresi, yaşanan kavga nedeniyle tazminatsız fesihle sonuçlanmış oldu.