Altı yıl boyunca bir restoranda görev yapan aşçı, iş yerinde yaşadığı bir tartışma sonrası hukuk mücadelesi başlattı. Davacı aşçı, iş yeri ortağının müşteriye ketçaplı ürün verilmemesi nedeniyle kendisine sinkaflı küfürler ettiğini ve işten kovulduğunu öne sürerek İş Mahkemesi'ne başvurdu. Çalışan, maaşının elden ödendiğini, haftanın yedi günü uzun saatler boyunca çalıştırıldığını ve hakaret sonrası iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile çeşitli alacak taleplerinde bulundu.
İşveren iddiaları reddetti
Davalı işveren ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını, iş yerini terk edenin davacı olduğunu ve tazminat hakkı bulunmadığını savundu. Ayrıca fazla çalışma yapılmadığını ve tüm ödemelerin yasalara uygun olduğunu iddia etti. İlk derece mahkemesi, işverenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine dair delil sunamadığına karar vererek davanın kısmen kabulüne hükmetti.
Yargıtay kararı onadı
Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, tanık beyanlarını değerlendirerek aşçının hakaret nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna vardı. Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiğine karar verdi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı. Böylece, iş yerindeki sözlü saldırı nedeniyle işçinin tazminat hakkı kesinleşmiş oldu.