Erzurum'un Yakutiye ilçesinde bulunan ve Taş Mağazaları bölgesinde yer alan Kemaliye Camii, alışılmışın dışındaki mimari yapısıyla görenleri şaşırtıyor. 1979 yılında iş adamı Kemal Koçak tarafından mescit olarak inşa edilen yapı, 2011 yılında oğlu Fuat Koçak tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla bugünkü halini aldı.
Yer darlığı yaratıcı çözümü doğurdu
Caminin bulunduğu bölgenin dar sokak yapısı ve alan kısıtlılığı, klasik bir minare inşasına imkan tanımadı. Bu zorunluluk üzerine taş ustaları, cami duvarına bitişik şekilde tasarlanan yarım minare fikrini ortaya attı. Yaklaşık 1 metre genişliğinde ve 10 metre yüksekliğinde inşa edilen bu minare, ilk bakışta binanın içindeymiş gibi bir izlenim yaratsa da aslında dış cepheye entegre edilmiş durumda.
Cami imamı Hüseyin Çınarlıoğlu, bu uygulamanın tamamen o günün şartlarında spontane gelişen bir çözüm olduğunu belirterek, minarenin zamanla caminin en dikkat çekici özelliği haline geldiğini ifade etti. Şehir dışından gelen ziyaretçilerin yapıyı gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemediklerini ve fotoğraf çektirdiklerini belirten Çınarlıoğlu, merak edenlere caminin hikayesini anlattıklarını söyledi.
Ziyaretçilerin ilgi odağı
225 metrekarelik bir alana yayılan ve aynı anda 325 kişinin ibadet edebildiği Kemaliye Camii, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bölgenin mimari bir simgesi haline geldi. Cemaatten Orhan Kara ise minarenin yer darlığı nedeniyle zorunlu olarak bu şekilde yapıldığını, ancak ortaya çıkan farklı görüntünün hem yerli halkın hem de turistlerin büyük ilgisini çektiğini vurguladı.
Bugün, özellikle Taş Mağazaları bölgesinden geçen vatandaşlar ve şehri ziyarete gelen turistler, bu sıra dışı minareyi yakından inceleyerek caminin geçmişi hakkında bilgi alıyor. Caminin dar alana sığdırılan bu özgün minaresi, kısıtlı imkanların nasıl yaratıcı bir mimari dokunuşa dönüşebileceğinin somut bir örneği olarak varlığını sürdürüyor.