Sonbaharın gelişi ve okulların açılmasıyla birlikte hastanelerin acil servisleri ve polikliniklerinde grip ile solunum yolu enfeksiyonu şikayetlerinde belirgin bir artış yaşanıyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, hastaların özellikle yüksek ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, eklem ağrıları ve öksürük gibi belirtilerle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ifade etti.
Grip aşısı hakkında merak edilenler
Uzmanlar, grip aşısının sadece İnfluenza virüsüne karşı koruma sağladığını, RSV veya Covid-19 gibi diğer solunum yolu virüslerine karşı doğrudan bir etkisi olmadığını vurguluyor. Bu yılki aşı içeriğinin, önceki sezonlarda en sık görülen ve ağır seyreden H3N2 ve H1N1 virüs suşlarına göre güncellendiği belirtiliyor.
Aşılamanın 6 aylıktan büyük tüm bireylere önerildiğini belirten uzmanlar, özellikle şu grupların aşılanmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor:
- 65 yaş üstü vatandaşlar
- Kronik kalp, diyabet, böbrek ve akciğer hastaları
- Kreş ve okul çağındaki çocuklar
- Sağlık personeli ve öğretmenler
Aşı uygulamasının ardından koruyuculuğun yaklaşık 2-3 hafta içinde başladığı ve 6 ile 8 ay boyunca devam ettiği kaydediliyor. Aşı sonrası görülen hafif halsizlik veya aşı bölgesindeki ağrı gibi yan etkilerin ise kısa süreli olduğu ve kendiliğinden geçtiği ifade ediliyor.
Ücretsiz aşı imkanı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), belirli kronik rahatsızlıkları olan hastalar, 65 yaş üstü bireyler ve gebeliğin ilk üç ayından sonraki dönemde olan kadınlar için grip aşısını ücretsiz olarak karşılıyor. Vatandaşlar, aşıyı ücretsiz yaptırıp yaptıramayacaklarını e-Nabız sistemi üzerinden "İnfluenza (Grip) Risk Durumu" bölümünden kontrol edebiliyor.
Uzmanlar, grip aşısı için en ideal zaman diliminin ekim ve kasım ayları olduğunu, ancak salgın riskinin devam ettiği durumlarda bu dönem dışında da aşılanmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Ayrıca, aşının içinde canlı virüs bulunmadığı için aşıya bağlı grip oluşmasının tıbben mümkün olmadığı da özellikle vurgulanıyor.