Küresel Şehirlerin Ekonomik Görünümü
Oxford Economics tarafından yayımlanan 2026 Küresel Şehirler Endeksi, dünya genelindeki büyük şehirlerin ekonomik fırsatlar, yaşam kalitesi ve yönetişim standartlarını değerlendiriyor. Araştırmaya göre, ilk 100 şehir listesinin 78'i Avrupa ve Kuzey Amerika'dan oluşuyor. Avrupa 44 şehirle listede yer alırken, ABD 30 ve Kanada 4 şehirle temsil ediliyor.
Endeksin analizine göre, ABD şehirleri özellikle ekonomi ve beşeri sermaye kategorilerinde yüksek performans sergiliyor. New York, ekonomi kategorisinde tam puan alırken; Seattle, San Francisco ve San Jose gibi merkezler de üst sıralarda yer alıyor. Avrupa şehirleri ise yaşam kalitesi, çevresel sürdürülebilirlik ve istikrarlı yönetişim alanlarında öne çıkıyor. Oslo, Zürih ve Paris gibi şehirler bu kategorilerde yüksek notlar alıyor.
Konut Krizi ve Bölgesel Değişimler
Rapor, yüksek gelir seviyelerine rağmen Londra, Dublin ve New York gibi şehirlerin konut maliyetleri nedeniyle yaşam kalitesi puanlarının düştüğüne dikkat çekiyor. Konut erişilebilirliği, bu şehirlerin rekabet gücünü zorlayan ortak bir zayıflık olarak tanımlanıyor. Buna karşın, daha uygun maliyetli konut sunan Toulouse gibi şehirler, çalışan çekme konusunda avantaj elde ediyor.
Sıralamada dikkat çeken yükselişler de yaşandı. Varşova, 109 basamak birden yükselerek 61'inci sıraya yerleşti ve Avrupa'nın en hızlı gelişen merkezlerinden biri haline geldi. İstanbul ise 42 sıra tırmanarak 64'üncü sıraya ulaştı. Öte yandan, Lizbon 44 sıra gerileyerek listedeki en sert düşüşü yaşayan şehir oldu.
Geleceğin Büyüme Motoru: Asya
Avrupa ve Kuzey Amerika şu an için sıralamalara hükmetse de, kentsel büyümenin ana motorunun Asya'ya kaydığı gözlemleniyor. Teknoloji, ileri imalat ve finansal hizmetler alanındaki yatırımlarla Asya şehirleri, verimlilik ve gelir artışında hız kazanıyor. Oxford Economics, 2050 yılına gelindiğinde Çin ve Hindistan şehirlerinin küresel GSYH içindeki payının Avrupa'yı geride bırakacağını öngörüyor. Özellikle Şanghay ve Ho Chi Minh Kenti gibi merkezlerin, batılı emsallerine karşı ekonomik farkı hızla kapattığı belirtiliyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması da şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Londra, Eindhoven ve Tallinn gibi şehirler, teknoloji odaklı büyüme stratejileriyle bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor.