Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma, 15 yıl aradan sonra genişletilerek Kurtlar Vadisi Pusu dizisine ulaştı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dizide yer alan bazı sahnelerin ve karakterlerin FETÖ/PDY lehine propaganda veya örtülü mesaj içerip içermediğini belirlemek amacıyla bilirkişi heyeti görevlendirdi.
Kurgu ve Gerçeklik Arasındaki Bağlantı Araştırılıyor
Soruşturmanın odak noktasında, dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir şekilde hayatını kaybetmesi ve bazı sahnelerde kullanılan araç plakalarındaki harf grupları yer alıyor. Savcılık, dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadelerine başvurdu. Senaristlerin, karakterin oluşturulma sürecinde hangi kaynaklardan yararlandıkları ve senaryoya dışarıdan bir müdahale olup olmadığı sorgulanıyor.
Dizideki kronolojiye göre, 10 Kasım 2011'de ölümle tehdit edilen Kaşifoğlu karakteri, Kozinoğlu'nun ölümünden kısa bir süre sonra, 8 Aralık 2011'de yayımlanan bölümde şırıngayla hava enjekte edilerek öldürülmüştü. Ancak yetkililer, dizideki kurgu ile gerçek olay arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna dair henüz kesinleşmiş bir adli tespit bulunmadığını vurguluyor.
Mezar Açıldı, Soruşturma Derinleşiyor
Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedenini belirlemek amacıyla 12 Eylül'de Ümraniye'deki mezarı açılarak adli tıp incelemesi için örnekler alındı. Soruşturmanın ilk aşamalarında cezaevi görevlileri ve sağlık personeli dahil olmak üzere çok sayıda kişi hakkında işlem başlatıldı. Bu süreçte, aralarında gazeteci Selahattin Günday'ın da bulunduğu dört kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gizlilik kararı sürerken, özel bir ekip olayın tüm yönlerini aydınlatmak için çalışmalarına devam ediyor.
Kozinoğlu, 2011 yılında Ergenekon ve OdaTV soruşturmaları kapsamında tutuklanmış, cezaevinde geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetmişti. İlk soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verilmiş, ancak Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın incelemesiyle dosya yeniden açılmıştı.