Fransa'da son dönemde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları, barınma koşulları ve halk sağlığı üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kira Grevi Topluluğu, aşırı sıcaklar nedeniyle evleri yaşanmaz hale gelen vatandaşların kira ödemelerinin askıya alınması talebiyle bir imza kampanyası başlattı. Barınma Hakkı Derneği tarafından da desteklenen bu girişime, kısa sürede 5 binden fazla kişi katılım sağladı.
Topluluk tarafından yapılan açıklamada, yaz mevsiminin başında olunduğu halde ülkede iki kez aşırı sıcak hava dalgası yaşandığına dikkat çekildi. Sokaklarda, iş yerlerinde ve evlerde ölüm vakalarının arttığı belirtilen açıklamada, Paris Emniyet Müdürlüğü'nün hastanelerdeki doluluk oranlarına ilişkin uyarıları hatırlatıldı. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine atıfta bulunularak, iç ortam sıcaklığı 24 dereceyi aşan evlerin ciddi bir ölüm riski taşıdığı vurgulandı.
Fransa'daki konutların önemli bir kısmının sıcak havayı hapseden bir yapıya sahip olduğu ifade edilirken, halkın yüzde 66'sının bu durumdan olumsuz etkilendiği belirtildi. Uzmanlar, kepenk kullanımı, gece havalandırması ve hava sirkülasyonunu artıran sistemlerin hayati öneme sahip olduğunu savunuyor. Ancak temel ekipmanlara sahip olmayan ve evleri yaşanmaz durumda olan kişilerin korunması gerektiği savunuluyor.
Ülkede 18 Haziran'dan itibaren etkili olan sıcak hava dalgası, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireyler için büyük risk oluşturuyor. Paris'te 26 Haziran tarihinde sadece bir gün içinde 109 kişinin sıcaklık kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetmesi, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Bazı hastane, okul ve evlerde ise pencerelerin acil durum termal battaniyeleriyle kapatılarak güneş ışığından korunmaya çalışıldığı gözlemlendi. Yetkililer, iklim değişikliğine uyum sağlanmaması durumunda, 2003 yılında 15 bin kişinin hayatını kaybettiği sıcak hava felaketlerinin olağan hale gelebileceği konusunda uyarıyor.





