Türkiye, son on yıllık süreçte enerji altyapısını yenilenebilir kaynaklar lehine dönüştürme konusunda önemli bir mesafe kat etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları, ülkenin elektrik üretim portföyünde belirgin bir ağırlık kazanmaya başladı.
Güneş ve Rüzgarda Rekor Artış
Güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı, 2016 yılında yüzde 0,4 seviyesindeyken, 2024 yılı temmuz ayı itibarıyla 28 katlık bir artışla yüzde 11,6'ya yükseldi. Benzer bir ivme rüzgar enerjisinde de gözlemlendi. On yıl önce yüzde 5,7 olan rüzgarın üretimdeki payı, güncel verilerle yüzde 12,1 seviyesine ulaştı. Özellikle güneş enerjisi, temmuz ayında 5,37 milyar kilovatsaatlik üretimle aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak yeni bir rekora imza attı.
Kurulu Güçte Büyük Dönüşüm
Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü temmuz ayı sonu itibarıyla 126 bin 476 megavata ulaştı. Bu toplam içerisinde güneş enerjisi 27 bin 507 megavat, rüzgar enerjisi ise 15 bin 358 megavatlık kapasiteyle yer alıyor. Böylece güneş ve rüzgarın toplam kurulu güçteki payı yüzde 33,8 seviyesine yükselmiş oldu.
Bakan Bayraktar, bu gelişmeleri Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda atılan somut adımlar olarak nitelendirdi. Temiz enerjiye geçişin sadece çevresel bir tercih değil, aynı zamanda stratejik bir altyapı yatırımı olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu başarının önümüzdeki dönemde düzenlenecek uluslararası platformlarda yeni hedeflerle destekleneceğini belirtti. Türkiye, yerli kaynaklarını kullanarak güvenilir ve uygun maliyetli enerji arzını sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor.