Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, Orta Doğu'da tırmanan gerilime ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, bölgedeki seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğinin altını çizdi. İran'ın uluslararası hukuku ve ABD ile imzalanan mutabakat zaptını ihlal ettiğini savunan Barrot, taraflara sükunet çağrısında bulundu. Bölgedeki çatışmaların tüm taraflar için kayıplara yol açtığını belirten Bakan, Fransa'nın kendisine ait olmayan savaşların bedelini ödemeye niyetli olmadığını ifade etti.
Bakan Barrot, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle'un Orta Doğu'ya geri dönmeyeceğini net bir dille açıkladı. Fransa'nın önceliğinin bölgede sükunetin sağlanması, mayın temizleme operasyonlarının yürütülmesi ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş engellerine, şantajlara ve ek ücret taleplerine karşı olduklarını vurgulayan Barrot, deniz ticaretinin esir alınmaması gerektiğini savundu.
Görüşmeler sırasında gündeme gelen petrolün Suriye üzerinden Akdeniz'e ulaştırılması projesi hakkında da açıklamalarda bulunan Barrot, bu fikrin krizin başından beri üzerinde çalıştıkları alternatif yollar arasında yer aldığını doğruladı. Suriye'nin enerji alanında ekonomik bir merkez haline gelme potansiyeline dikkat çeken Barrot, bu tür alternatif rotaların, seyrüsefer özgürlüğünün kısıtlanması gibi durumlara karşı bağımlılığı azaltmak amacıyla geliştirildiğini ifade etti. Fransa'nın bu stratejik hamlesi, bölgedeki enerji arz güvenliğini çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.