Denizli'nin Babadağ ilçesinde üç kuşaktır devam eden bir gelenek olan yanık kokulu koyun yoğurdu, uluslararası bir platformda tanıtıldı. Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nde konuklara sunulan bu özel lezzet, üreticileri tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. 2024 yılında Tavas Belediyesi'nin girişimleriyle coğrafi işaret tescili kazanan yoğurt, bölgeye has üretim teknikleriyle hazırlanıyor.
Zahmetli bir üretim süreci
Üretim süreci, sabahın ilk ışıklarıyla koyunların sağılmasıyla başlıyor. Süzülen sütün bir kısmı odun ateşindeki kazanda tabanı tutacak şekilde ısıtılıyor. Ardından sütün kazana eklenerek yaklaşık on dakika boyunca havalandırılıyor. Kalaylı kazanlarda dört saat soğumaya bırakılan süt, sıcaklığı 45 dereceye ulaştığında mayalanma aşamasına geçiyor. Dört saatlik mayalanma süresinin ardından bez keselere alınan yoğurt, iki gün boyunca suyunun süzülmesi için asılı tutuluyor.
Üreticilerden gurur dolu açıklamalar
Babadağ kırsalında çiftçilik yapan Metin Gün, dedesinden devraldığı bu mesleği sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını belirtti. Ürünlerinin zirvede ikram edilmesini gurur verici bir gelişme olarak nitelendiren Gün, aile geleneğini yaşatmaya devam ettiklerini vurguladı. Eşi Fatma Gün ise yoğurdun yapımının oldukça emek istediğini ifade ederek, günlük yaklaşık 50 kilogram üretim yaptıklarını dile getirdi. Sadece Denizli yöresine özgü olan bu lezzet, odun ateşindeki pişirme tekniği ve uzun süren süzme işlemiyle diğer yoğurtlardan ayrılıyor.