BirdLife International tarafından dört yılda bir hazırlanan kapsamlı rapor, göçmen kuşların dünya genelinde ciddi bir varoluş mücadelesi verdiğini ortaya koyuyor. Verilere göre, göçmen kuş türlerinin yaklaşık dokuzda biri yok olma tehdidi altında bulunuyor. Son 150 yıllık süreçte yedi farklı türün neslinin tükendiği veya tükenmiş kabul edildiği belirtilirken, 2025 yılında ince gagalı kervançulluğunun da bu listeye eklenmesi, Avrasya ve Afrika ana karaları için önemli bir kayıp olarak kaydedildi.
Tehditlerin temel nedenleri
Kuş popülasyonlarındaki düşüşün arkasında yatan temel nedenlerin başında yaşam alanlarının tahribatı geliyor. Yoğun tarım faaliyetleri, kirlilik, iklim değişikliği ve istilacı türlerin yayılması, göçmen kuşların hayatta kalma şansını her geçen gün azaltıyor. Özellikle deniz ve kıyı kuşları, sulak alanların kaybından doğrudan etkileniyor. Bunun yanı sıra, yasa dışı avcılık faaliyetleri de büyük bir sorun teşkil ediyor; Avrupa, Akdeniz, Kafkasya ve Arap Yarımadası genelinde her yıl 13,1 milyon ile 42,7 milyon arasında kuşun yasa dışı yollarla öldürüldüğü veya yakalandığı tahmin ediliyor.
Koruma çalışmaları umut veriyor
Rapor, karamsar tablonun yanı sıra doğru müdahalelerin sonuç verdiğini gösteren başarılı örneklere de dikkat çekiyor. Avustralya'daki Macquarie Adası'nda istilacı türlerin temizlenmesiyle mavi petrel gibi deniz kuşlarının popülasyonlarında artış gözlemlendi. Benzer şekilde, Çin'de gerçekleştirilen kıyı restorasyon çalışmaları, binlerce hektarlık alanın yeniden kuşlar için uygun yaşam alanı haline gelmesini sağladı.
Nairobi'de düzenlenen Küresel Göç Rotaları Zirvesi'nde ise bu tür koruma projelerinin yaygınlaştırılması için önemli adımlar atıldı. Ülkeler ve çevre kuruluşları göç yollarının korunması konusunda taahhütlerde bulunurken, üç büyük kalkınma bankası habitatların restorasyonu ve korunması amacıyla 6 milyar dolardan fazla finansman desteği sağlayacağını duyurdu. Uzmanlar, bu tür stratejik yatırımların ve yerel koruma önlemlerinin, göçmen kuş popülasyonlarının yeniden toparlanması için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.