Lübnan, İsrail'in düzenlediği yoğun saldırıların yarattığı yıkımın gölgesinde yeni bir eğitim yılına hazırlanıyor. Ülke genelinde eğitim altyapısı ciddi zarar görürken, resmi veriler 5 farklı kentte 258 okulun saldırılardan etkilendiğini, 30 okulun ise tamamen kullanılamaz hale geldiğini ortaya koyuyor. Hasar gören eğitim kurumlarından 21'i, yerinden edilen siviller için barınma merkezine dönüştürülmüş durumda.
Özellikle Cenub ve Nebatiye illeri, saldırıların en ağır izlerini taşıyan bölgeler olarak öne çıkıyor. Cenub'da 109, Nebatiye'de 97 okulun zarar görmesi, bölgedeki eğitim faaliyetlerini büyük ölçüde sekteye uğratıyor. Buna rağmen Lübnan Eğitim Bakanlığı, çocukların eğitim süreçlerinden daha fazla uzak kalmaması adına velilere ve öğrencilere kayıt yaptırmaları çağrısında bulunuyor. Eğitimciler, okulların açık kalmasının sadece akademik bir gereklilik değil, aynı zamanda bölge halkının topraklarında kalması için hayati bir direniş biçimi olduğunu vurguluyor.
Güvenlik endişeleri, eğitim sürecinin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Okul yöneticileri, olası bir hava saldırısı veya güvenlik dalgalanmasının halkta panik yaratarak göçü tetikleyebileceğinden endişe ediyor. Bu riskleri minimize etmek amacıyla birçok okul, yüz yüze eğitimin yanı sıra uzaktan eğitim ve esnek müfredat uygulamalarını devreye almayı planlıyor. Bazı kurumlar ise daha güvenli bölgelerdeki şubelerinde geçici öğrenci kabulü yaparak süreci yönetmeye çalışıyor.
Öğrenciler ise korku ve heyecanı bir arada yaşıyor. Güney Lübnan'daki yıkıma rağmen okuluna dönmekten gurur duyduğunu belirten öğrenciler, eğitimin bu zorlu dönemi atlatmalarına yardımcı olacağına inanıyor. Eğitimciler, şartlar ne kadar ağır olursa olsun eğitimin devam etmesi gerektiğini savunarak, okulların yeniden açılmasının toplumsal normalleşme adına kritik bir adım olduğunu ifade ediyor. 15 Eylül'de başlaması planlanan ders yılı, savaşın ağır bedelini ödeyen bölge halkı için bir umut ışığı olarak görülüyor.