Haşmet Babaoğlu, kaleme aldığı yazısında 11 Eylül saldırılarına dair hafızalarda kalan detayları ve resmi anlatıdaki bazı soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. Yazar, Dünya Ticaret Merkezi kulelerine yönelik saldırıların ötesinde, Pentagon'a çarptığı iddia edilen uçağın fiziksel varlığına dair şüphelerin hala yanıt beklediğini ifade etti.
Yazısında, saldırıların ardından ortaya çıkan bazı bulguların mantıksal çerçevede açıklanmasının zor olduğunu belirten Babaoğlu, özellikle kulelerin enkazı arasında hasar görmeden bulunan bir terörist pasaportunu örnek gösterdi. Bu tür detayların, olayın gerçekleştiği dönemden bu yana yeterince sorgulanmadığını savunan yazar, toplumsal hafızanın bu noktada eksik bırakıldığını ima etti.
Babaoğlu, günümüz dünyasında enformasyon akışının belirli kanallar üzerinden filtrelendiğini ve bu durumun bireylerin olayları derinlemesine inceleme isteğini zayıflattığını belirtti. Merak etme yetisinin magazinel bir düzeye indirgendiğini ifade eden yazar, gerçeklerin üzerinin örtüldüğü bir enformasyon çağında yaşadığımızı vurguladı. Yazı, bireysel sorgulamanın önemine dikkat çekerken, geçmişin olaylarına dair eleştirel bakış açısının korunması gerektiğini hatırlatıyor. Babaoğlu, okuyucuyu sunulan bilgileri olduğu gibi kabul etmek yerine, olayların arka planındaki tutarsızlıkları görmeye davet ediyor.