Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), yayımladığı son raporunda dünya genelinde nüfusun yaşlanmasıyla birlikte artan sosyal koruma harcamalarının finansmanı için kritik uyarılarda bulundu. Emeklilik, sağlık ve uzun süreli bakım hizmetlerine yönelik harcamaların önümüzdeki yıllarda GSYİH içindeki payının ciddi oranda artacağı öngörülüyor.
Finansman Kaynakları Baskı Altında
Rapora göre, sosyal koruma sistemlerinin ana finansman kaynağı olan işgücü gelirleri, düşük doğum oranları ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması nedeniyle daralıyor. 2060 yılına gelindiğinde, toplam çalışma saatlerinin OECD genelinde yaklaşık yüzde 9, Avrupa Birliği ülkelerinde ise yüzde 20 oranında azalması bekleniyor. Bu durum, sosyal güvenlik primlerinin toplandığı işgücü havuzunun küçülmesine ve sistemin genel bütçe üzerindeki yükünün artmasına neden oluyor.
Alternatif Vergi Arayışları
OECD, işgücü üzerindeki vergi yükünün sürdürülemez hale gelmesi nedeniyle ülkelerin finansman kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Mevcut durumda sosyal harcamaların yaklaşık yarısı genel bütçeden karşılanırken, kurum sermaye gelirlerinin işgücü gelirlerine kıyasla daha düşük vergilendirildiğine dikkat çekiyor.
Bu kapsamda OECD, ülkelerin şu alanlarda vergi düzenlemelerine gitmesini öneriyor:
- Sermaye Gelirleri: Temettü, faiz ve sermaye kazancı üzerindeki vergilerin artırılması.
- Miras Vergileri: Varlık değerlerindeki artış ve mirasçı sayısındaki düşüş nedeniyle miras vergilerinin daha etkin kullanılması.
- Gayrimenkul Vergileri: Birçok ülkede potansiyeli tam kullanılmayan emlak vergilerinin, özellikle yerel yönetimlerin uzun süreli bakım harcamalarını karşılaması için artırılması.
OECD analistleri, yaşlı nüfusun elinde biriken servetin, işgücü gelirlerindeki düşüşü telafi edebilecek dirençli bir kaynak olduğunu belirtiyor. Bu stratejik değişikliğin, sosyal koruma sistemlerinin gelecekteki finansal istikrarı için zorunlu olduğu değerlendiriliyor.