Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bölgesel ve uluslararası basın temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Orta Doğu'daki gerilim hatlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Abdulati, askeri yöntemlerin çatışmaları derinleştirmekten başka bir işe yaramadığını belirterek, diplomasi ve diyalog süreçlerinin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Güvenlik
ABD ile İran arasındaki gerilimin bölge ülkeleri üzerinde ağır ekonomik yansımaları olduğunu ifade eden Abdulati, özellikle enerji ve gıda güvenliğinin tehlikeye girdiğini belirtti. Bakan, geçen yıl haziran ayında varılan İslamabad Mutabakat Zaptı'na dönülmesinin, kapsamlı bir barış için hayati önem taşıdığını kaydetti. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin uluslararası ticaretin devamlılığı için şart olduğunu belirten Abdulati, Arap ülkelerine yönelik saldırıları kınadıklarını yineledi.
Gazze ve Filistin Meselesi
Gazze'deki insani duruma da değinen Abdulati, Mısır'ın barış planının uygulanması için yoğun çaba sarf ettiğini ifade etti. İsrail'in Gazze'den çekilme ve diğer yükümlülüklerini yerine getirme konusunda isteksiz davrandığını belirten Bakan, yerleşim birimlerinin genişletilmesinin adil barış umutlarını baltaladığını söyledi. Mısır, Hamas'ın silah bırakma konusunda onay vermesine rağmen İsrail tarafının anlaşma şartlarını karşılamadığını savunuyor.
Bölgesel İstikrar ve Savunma
Bölgesel güvenlik mimarisi hakkında konuşan Abdulati, Ortak Arap Savunma Anlaşması'nın bölge güvenliğinin merkezinde yer alması gerektiğini savundu. Devletlerin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmasının temel ilke olduğunu belirten Bakan, Sudan'ın birliğinin korunmasının Mısır için bir kırmızı çizgi olduğunu yineledi. Ayrıca, Lübnan'ın güneyindeki çatışmalara ilişkin BMGK'nin 1701 sayılı kararının uygulanması gerektiğini hatırlattı.
Son olarak Nil Nehri üzerindeki su güvenliği konusuna değinen Abdulati, uluslararası hukuka aykırı tek taraflı adımları reddettiklerini ve Mısır'ın halkının varoluşsal haklarını korumak için gerekli tüm diplomatik ve hukuki tedbirleri alacağını sözlerine ekledi.