Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin sona ermesiyle birlikte, diplomatik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları tartışılmaya başlandı. Ekonomist Muhammet Bayram, zirvenin ardından Türkiye'ye yönelik güven algısının güçlenebileceğine dikkat çekerek, özellikle ABD ile olan ilişkilerin ekonomik boyutuna vurgu yaptı.
Ticaret Hedefleri ve Savunma Sanayii
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefi bulunuyor. Bayram, bu hedefe ulaşmak için Türkiye'nin sanayi sektöründe ölçek ekonomisine ihtiyaç duyduğunu, mevcut durumda bu kapasitenin ağırlıklı olarak savunma sanayiinde mevcut olduğunu belirtti. Ayrıca, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 programına yeniden dahil olunması ve KAAN uçaklarının motor tedariki gibi kritik süreçlerin hızlanmasının beklendiği ifade edildi.
Piyasalardaki Dalgalanmalar ve Yatırımlar
Zirve sürecinde İran ile yaşanan gerilimlerin piyasalarda hareketliliğe yol açtığı belirtildi. Altın fiyatlarının 6 bin 400 liradan 6 bin 100 liraya gerilediği, Borsa İstanbul'un ise 14 bin 500 seviyelerinden 14 bin 100'e çekildiği kaydedildi. Bayram, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasının önemine değindi.
2027 Yılı ve Refah Beklentileri
Ekonomik rahatlamanın hissedileceği tarih olarak 2027 yılının başı işaret edildi. Bu dönemde asgari ücret, emekli ve memur maaşlarında enflasyonun üzerinde ciddi artışlar yaşanabileceği öngörülüyor. Ayrıca, hane halkı gelirinin asgari ücretin altına düşmemesini hedefleyen vatandaşlık maaşı uygulamasının da 2027'de gündeme gelebileceği belirtildi.
Enflasyonla Mücadele ve Denetim
Sadece para politikaları ve yüksek faizle enflasyonun düşürülemeyeceği savunulurken, fahiş fiyatlarla mücadelenin ön plana çıkarılması gerektiği vurgulandı. Devletin denetim gücünü kullanarak gıda fiyatlarını kontrol altına almasının, vatandaşın cebine doğrudan yansıyacak en etkili yöntem olduğu ifade edildi.