Almanya'nın Leipzig/Halle Havalimanı'na düzenlenen insansız hava aracı saldırısının ardından Rusya ile Batı arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. Alman yetkililer, saldırının sorumluluğunu kesin bir dille Moskova'ya yüklerken, bu olayı Rusya'nın Avrupa genelinde yürüttüğü hibrit operasyonlar modelinin bir parçası olarak tanımladı.
Hibrit savaşın yeni yüzü
Uzmanlar, Rusya'nın açık bir askeri çatışmaya girmeden Avrupa'da baskı kurmak için sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon gibi yöntemleri bir arada kullandığını vurguluyor. Bratislava merkezli düşünce kuruluşu Globsec'in verilerine göre, Şubat 2022'den bu yana Avrupa'da Rusya ile bağlantılı olduğu düşünülen 151 farklı eylem tespit edildi. Bu eylemler arasında kundaklama, vandalizm ve kritik altyapılara yönelik sabotaj girişimleri öne çıkıyor.
Rusya'nın stratejisi, özellikle Ukrayna'ya lojistik destek sağlayan ülkeleri hedef alıyor. Polonya'da bir demiryolu hattında meydana gelen patlama ve ardından başlatılan geniş çaplı güvenlik operasyonları, bu tehdidin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Ayrıca, Avrupa genelindeki askeri tesislerin yakınlarında tespit edilen şüpheli İHA faaliyetleri, güvenlik birimlerini alarma geçirmiş durumda.
Vekil aktörler ve dezenformasyon
Rusya'nın Avrupa'daki istihbarat faaliyetlerini yürütme biçimi de evrim geçiriyor. Diplomatik misyonların sınır dışı edilmesinin ardından Moskova'nın, ideolojik motivasyondan ziyade maddi kazanç odaklı üçüncü ülke vatandaşlarını vekil olarak kullandığı belirtiliyor. Bu durum, saldırıların Kremlin ile doğrudan ilişkilendirilmesini hukuki açıdan zorlaştırıyor.
Fiziksel sabotajların yanı sıra, dijital alanda da yoğun bir etki operasyonu yürütülüyor. Avrupa hükümetleri, yaklaşan seçimler öncesinde sahte sosyal medya hesapları ve yapay zeka destekli içeriklerle demokratik kurumların güvenilirliğinin zayıflatılmaya çalışıldığı konusunda uyarıda bulunuyor. Rusya ise tüm bu iddiaları reddederek suçlamaların asılsız olduğunu savunuyor.
Güvenlik uzmanları, Rusya'nın NATO'nun doğu kanadındaki hazırlığını test etmeye devam edeceğini öngörüyor. Ancak her iki tarafın da istemediği bir tırmanma riskine karşı, çatışmayı önleyici diplomatik kanalların açık tutulması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa Birliği ve NATO ülkeleri ise istihbarat işbirliğini artırarak kritik altyapıların korunmasına yönelik yatırımlarını hızlandırıyor.