İsrail'in Ketziot Cezaevi'nde Kasım 2023'te yaşanan bir mahkum ölümü, cezaevindeki gardiyanların mahkumlara yönelik uyguladığı sistematik şiddeti gün yüzüne çıkardı. Fetih Hareketi mensubu Sair Semih Ebu Asab'ın hayatını kaybettiği olayla ilgili hazırlanan soruşturma dosyası, gardiyanların kendi aralarındaki telefon yazışmalarını ve tanık ifadelerini içeriyor.
Soruşturma kapsamında elde edilen mesajlarda, gardiyanların mahkumlara yönelik ağır darp eylemlerini sevinçle karşıladıkları ve birbirlerini şiddet uygulamaya teşvik ettikleri görüldü. Bir gardiyanın, mahkumlara yönelik şiddeti "politika buydu" sözleriyle tanımlaması, yaşananların münferit bir olaydan ziyade cezaevi yönetimi tarafından benimsenen bir rutin olduğunu gösteriyor. İddianameye göre, Dürzi askerlerin öldürüldüğüne dair asılsız bir haberin ardından gardiyanlar, misilleme amacıyla Ebu Asab ve aynı hücredeki diğer mahkumlara coplarla saldırdı.
Tanık mahkumlar, Ebu Asab'ın ateşkes olup olmadığını sorduğu için hedef alındığını ve yaklaşık 15 gardiyan tarafından ağır şekilde darbedildiğini belirtti. Olay gecesi hastaneye kaldırılan Ebu Asab, aldığı darbeler sonucu hayatını kaybetti. Soruşturma dosyasında yer alan ifadeler, gardiyanların sadece Ebu Asab'a değil, namaz kılan mahkumlara ve yeni getirilen tutuklulara da sistematik olarak şiddet uyguladığını kanıtlıyor.
Olayla bağlantılı olarak 12 gardiyan hakkında iddianame hazırlanırken, gardiyanların birçoğu "tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" ile suçlanıyor. Ancak, Ebu Asab'a ölümcül darbeyi vuran kişinin kesin olarak belirlenememesi, yargılama sürecindeki en büyük zorluklardan biri olarak öne çıkıyor. Soruşturma, cezaevi komutanı dahil olmak üzere üst düzey yetkililerin de baskınlara katıldığına ve şiddet olaylarını görmezden geldiğine dair iddiaları da beraberinde getirdi. İsrail devlet televizyonu KAN'ın aktardığına göre, Ebu Asab'ın ölmeden önce cezaevindeki diğer suistimalleri ifşa etmekle tehdit ettiği de iddialar arasında yer alıyor.