Avrupa enerji piyasalarında tedirginlik hakim. Toptan gaz piyasasının göstergesi olan Hollanda TTF vadeli kontratları, megavat-saat başına 79 euro seviyesini aşarak 2023 yılının başından bu yana görülen en yüksek noktaya ulaştı. Fiyatlardaki bu hızlı yükselişin temelinde, Orta Doğu'daki çatışmaların küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerindeki yarattığı riskler yatıyor.
Arz tarafındaki sıkıntılar sadece bölgesel çatışmalarla sınırlı kalmıyor. Katar'daki Ras Laffan tesislerinde meydana gelen grevler, yıllık 17 milyar metreküplük LNG üretim kapasitesinin devre dışı kalmasına yol açtı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu tesislerdeki onarım çalışmalarının üç ile beş yıl sürebileceğini öngörüyor. Bu durum, Avrupa'nın kış aylarında LNG ithalatına olan bağımlılığını daha da kritik bir hale getiriyor.
Yüksek enerji maliyetleri, Euro Bölgesi'ndeki enflasyon baskılarını ve faiz oranlarına ilişkin beklentileri de doğrudan etkiliyor. Yatırımcılar, enerji fiyatlarının enflasyonu uzun süre yüksek tutacağı endişesiyle tahvil piyasalarında satışa yönelirken, hükümetlerin borçlanma maliyetleri de artış gösteriyor.
IEA'dan stratejik rezerv çağrısı
Mevcut piyasa koşullarında Avrupa'nın esnekliğini yitirdiğini belirten IEA, yayımladığı raporda hükümetlere yeni bir yol haritası sundu. Ajans, ülkelerin sadece ticari depolama hedeflerine bel bağlamaması gerektiğini, acil durumlar için stratejik gaz rezervleri oluşturulmasının hayati önem taşıdığını savunuyor. Mevcut durumda AB genelinde stratejik rezervlerde tutulan gaz miktarı, yıllık tüketimin yaklaşık yüzde 3,5'ine tekabül ediyor.
IEA, önerileri arasında ülkelerin gaz alımlarını koordine etmesini, acil durum stoklarını ortaklaşa yönetmesini ve Ukrayna'daki depolama kapasitelerinin savaş sonrası dönemde değerlendirilmesini işaret ediyor. Uzmanlar, stratejik stok tutmanın maliyetli bir süreç olduğunu kabul etse de, olası bir arz krizine hazırlıksız yakalanmanın maliyetinin çok daha ağır olacağı konusunda uyarıyor.