Sevilen oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, 5 Eylül tarihinde Kağıthane'deki evinde 51 yaşında hayata veda etti. Sanatçının vefatı, sanat camiasını ve sevenlerini yasa boğdu.
Kılıç için ilk tören 7 Eylül'de İstanbul'da, sanatçının meslektaşlarının yoğun katılımıyla Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirildi. Menajerinin ifadesiyle sanatçının en sevdiği yer olan sahnede düzenlenen uğurlama töreninde, Yunus Emre'den ilahi oratoryo düzenlemeleri çalındı ve sanatçı alkışlarla anıldı.
İstanbul'daki törenin ardından Serhat Mustafa Kılıç'ın naaşı Ankara'ya nakledildi. 8 Eylül günü Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Kılıç, kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.
Sanatçının vefatı sonrası düzenlenen iki farklı merasim, kültürel ritüellerin ve ifade biçimlerinin toplumdaki yansımaları üzerine tartışmaları da beraberinde getirdi. İstanbul'daki sahnede daha seküler bir dil tercih edilirken, Ankara'daki cenaze töreninde geleneksel dini ritüeller uygulandı. Bu durum, modernleşme süreciyle birlikte kültürel sistemlerin bir arada var olma biçimlerine dair gözlemleri de gündeme taşıdı.
Ömrünü bu toprakların hikâyelerini anlatarak geçiren Serhat Mustafa Kılıç, hem sahne sanatlarındaki başarıları hem de geride bıraktığı eserlerle hatırlanmaya devam edecek. Sanatçının vefatı, sanat dünyasında derin bir üzüntüyle karşılanırken, sevenleri ve meslektaşları sosyal medya ve çeşitli platformlar üzerinden taziye mesajlarını iletti.