Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran ve uzun süredir aydınlatılamayan olaylara ilişkin yargı süreçlerinde yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, FETÖ yapılanmasını deşifre eden isimlerin hedef alındığı suikast ve şüpheli ölüm dosyaları yeniden mercek altına alınıyor.
Kozinoğlu dosyasında yeni gelişme
Bu kapsamda en dikkat çeken adımlardan biri, 13 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunduğu sırada şüpheli bir şekilde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden eski MİT Asya Bölgesi Sorumlusu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın karanlık noktalarını aydınlatmak amacıyla soruşturmayı raftan indirdi. Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, olay tarihinde cezaevinde görevli 11 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Söz konusu şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, bir kişinin firari olduğu bildirildi.
FETÖ ile bağlantılı isimler mercek altında
Yeniden açılan dosyalar arasında Uğur Mumcu suikastı, Dr. Necip Hablemitoğlu cinayeti ve BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası da yer alıyor. Bu isimlerin ortak noktasının FETÖ'nün devlet içindeki illegal yapılanmasını deşifre eden kişiler olması dikkat çekiyor. Soruşturmaların merkezinde ise FETÖ üyeliği ve askeri casusluk suçlamalarıyla tutuklu bulunan Enver Altaylı ismi öne çıkıyor. Altaylı'nın, Kaşif Kozinoğlu'nun MİT içindeki yükselişinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren mektupları ve diğer suikast dosyalarındaki iddialar, savcılığın üzerinde durduğu temel başlıklar arasında yer alıyor.
Yetkililer, yeni iddialar ve dosyaya giren bilgiler ışığında, geçmişte üstü kapatılan bu sır ölümlerin perdesini aralamayı hedefliyor. Kozinoğlu soruşturmasının, bürokrasiden siyasete kadar geniş bir yelpazede yeni bulguları ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor.