Türk savunma sanayiinin en kapsamlı projelerinden biri olan Çelik Kubbe, kara unsurlarının ardından Türk Donanması'nın stratejik ihtiyaçlarını karşılamak üzere Mavi Vatan'a genişletiliyor. Sürekli güncellenen teknolojik altyapısıyla dikkat çeken sistem, denizlerdeki hava savunma kabiliyetini yerli ve milli çözümlerle en üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Deniz platformlarında katmanlı bir savunma yapısı kuran Türkiye, en alt seviyede GÖKDENİZ sistemini aktif olarak kullanıyor. Parçacıklı mühimmat atabilme yeteneğine sahip bu sistem, gemilere yönelen füze ve İHA gibi tehditlere karşı havada adeta bir set oluşturuyor. Yakın mesafe savunmada ise TOLGA sistemi devreye giriyor. Elektronik karıştırma yeteneği ve lazer teknolojisiyle donatılan TOLGA, kamikaze İHA'lar ve seyir füzeleri gibi asimetrik tehditlere karşı etkin bir koruma sağlıyor. Ayrıca GÖKSUR ve LEVENT sistemleri de yakın hava savunma görevlerinde donanmanın gücüne güç katıyor.
Orta ve uzun menzilli savunma katmanında ise Milli Dikey Atım Sistemi (MİDLAS) kritik bir rol üstleniyor. Bu sistem sayesinde HİSAR-D RF ve SİPER BLOK 1-D gibi gelişmiş füzelerin deniz platformlarından ateşlenmesi mümkün hale geliyor. Özellikle SİPER BLOK 1-D, donanmanın yüzer unsurlarını uzun menzilli tehditlere karşı koruyacak temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Çelik Kubbe'nin başarısı, sistemi taşıyan platformların teknolojik donanımıyla doğrudan bağlantılı. Türkiye'nin yeni yol haritasında yer alan Milli Uçak Gemisi projesi ve TF-2000 Hava Savunma Muhribi, bu savunma ağının en önemli taşıyıcıları olacak. Bu platformlarda yer alacak gelişmiş radarlar ve sensörler, Çelik Kubbe'nin Türk Donanması'nın faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kesintisiz çalışmasını sağlayacak. Yerli mühendislik ürünü bu sistemler, Türkiye'nin denizlerdeki caydırıcılığını artırırken, hava savunma mimarisini de bütüncül bir yapıya kavuşturuyor.