CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrası genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews'e verdiği röportajda gündemdeki konuları değerlendirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk durumuna değinen Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak tanımlamadığını belirtti.
Adaylık ve yargı süreçleri ayrılmalı
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı ile hakkındaki davaların birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İmamoğlu'nun tutuklanmasını doğru bulmadığını yineleyen Kılıçdaroğlu, "Kişi her ortamda hesap vermeye hazır olmalı" diyerek yargı sürecinin işleyişine dikkat çekti. Ayrıca, İmamoğlu'nun adaylığı durumunda iktidara karşı iş birliği yapılması gerektiğini, aksi takdirde yüzde 51 oy oranına ulaşmanın zor olduğunu ifade etti.
Partideki bölünme ve güç kaybı
Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin Yeni Parti'yi kurmasıyla yaşanan ayrılığın CHP'de bir güç kaybına yol açacağını kabul eden Kılıçdaroğlu, buna rağmen tabanda bir kayma olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, "Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak" diyerek durumun ciddiyetini vurguladı ancak zamanla toparlanacaklarını belirtti.
Kurultay davası ve yargı süreci
38. Olağan Kurultay'ın iptaline ilişkin davanın tarafı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, mahkemenin kurultayı şaibe gerekçesiyle iptal ettiğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, mahkeme kararına yaklaşımının yargıya güven duyduğu anlamına gelmediğini belirterek, sürecin para alışverişi iddiaları nedeniyle hukuk kitaplarına örnek teşkil edeceğini savundu.
Özgür Özel ile görüşme mesajı
Özgür Özel ile görüşmeye kapalı olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ahlaki temelli her türlü diyaloğa açık olduklarını söyledi. Parti kültürünü korumak adına Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerden kaçınılması talimatı verdiğini açıklayan Kılıçdaroğlu, temel hedeflerinin iktidarı değiştirmek olduğunu yineledi.