Washington ve Ankara hattında bugün iki kritik konu ele alındı: CAATSA yaptırımları ve F-35 programı. İlk adımda, CAATSA'nın 14 Aralık 2020'de Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alması nedeniyle yürürlüğe girdiği ve bu yaptırımların kaldırılmasının F-35 sürecini otomatik olarak çözmeyeceği vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede, yaptırımların kaldırılacağını ve F-35'lerin yeniden değerlendirileceğini belirtti. Ancak bu adım, sadece bir yaptırım dosyasının sona ermesi anlamına gelmekte; F-35 programının önündeki en büyük engel, Kongre'nin savunma bütçe yasasındaki sınırlamalarıdır.
Yol haritası ve şartlar
Kongre, FY2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (FY2021 NDAA) kapsamında Türkiye'ye özel şartları onaylayarak CAATSA kaldırılmasını mümkün kılıyor. Bu şartlar arasında Türkiye'nin S-400 sistemlerini envanterinden çıkarması, yeni bir Rus savunma sistemi satın almaması ve sistemlerin Türkiye topraklarında bulunmaması yer alıyor.
Pentagon ise teknik güvenlik değerlendirmelerini tamamlamayı ve Türkiye'nin programdaki statüsünü (üretici ortak mı, sadece müşteri mi) netleştirmeyi hedefliyor. Eğer süreç olumlu ilerlerse, Türkiye'nin 2018 ve 2019 yıllarında ödemiş olduğu altı F-35 uçağının teslimi için bakım, pilot eğitimi ve teknik altyapı güncellemeleri gibi ek adımlar gerekecek.
KAAN motorları ve F-16 paketi
ABD, Türkiye'ye 80 KAAN motoru teslim etmeyi planlıyor; bu motorlar 40 yeni savaş uçağı üretimi için kullanılacak. Ayrıca, CAATSA kaldırılması ve F-35 dosyasındaki ilerleme, F-16 paketinin yeniden ele alınması ihtimalini de güçlendirebilir.
Sonuç olarak, Washington ve Ankara arasındaki görüşmeler, savunma işbirliğinin yeniden şekillenmesi için kritik bir aşamayı işaret ediyor. S-400 sorunu hâlâ çözüm bekliyor, ancak CAATSA'nın kaldırılması iki ülke arasında hem hukuki hem de psikolojik bir eşik geçişi olarak değerlendiriliyor.