Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki vefatına ilişkin soruşturma süreci derinleşiyor. Eylül 2016'da hayatını kaybeden Denizolgun'un ölümünün şüpheli bulunması üzerine başlatılan hukuki süreçte, tanık olarak ifade veren doktor Nurettin Demirkol hakkında tutuklama kararı verildi.
İfadelerdeki Çelişkiler Tutuklamaya Götürdü
Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, Nurettin Demirkol'un daha önce verdiği tanık beyanları ile emniyet kayıtları arasında ciddi tutarsızlıklar saptandı. Demirkol, savcılık ifadesinde maktulün özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli görmediğini iddia etmişti. Ancak 155 Acil Çağrı Merkezi kayıtları incelendiğinde, ihbarı yapan kişinin kendisi olduğu ve ihbar sırasında ailenin hekimi olduğunu belirterek ölümün şüpheli olduğunu bildirdiği ortaya çıktı.
HTS raporları ve diğer tanık beyanlarıyla da desteklenen bu çelişkiler üzerine, Demirkol'un yalan tanıklık yaptığı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmedildi. Şüpheli, kendisine yöneltilen sorulara hatırlamadığı yönünde yanıtlar vererek soyut beyanlarda bulunmayı sürdürdü.
Mezar Açılmıştı
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne dair iddiaların ardından, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca fethi kabir kararı alınmıştı. 19 Ağustos tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve savcılık ekiplerinin katılımıyla açılan mezardan alınan örnekler, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla incelemeye alınmıştı. Yapılan ön incelemeler sonucunda ölümün şüpheli olduğu tespit edilmişti.
Soruşturma dosyası kapsamında Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adam öldürme suçlamasıyla yürütülen işlemler devam ediyor. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan gelecek nihai rapor, davanın seyri açısından kritik bir öneme sahip olacak.