Yunanistan, İsrail ile gerçekleştirdiği dev savunma yatırımı kapsamında Aşil Kalkanı adı verilen çok katmanlı hava savunma sistemini kurmak için son imzaları attı. Toplamda 3,5 milyar euro değerindeki bu devasa proje, iki ülke savunma bakanlıkları arasında imzalanan beş ayrı sözleşme ile resmileşti. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, bu hamlenin ülkenin savunma ve güvenlik mimarisinde yeni bir dönemi temsil ettiğini ifade ederek, gelecekteki tüm silah alımlarının bu sisteme entegre edileceğini belirtti.
Sistemin detayları ve teslimat süreci
Anlaşma kapsamında İsrail'den Barak MX, SPYDER ve Davud'un Sapanı (David's Sling) füze sistemleri tedarik edilecek. İsrail tarafı, sistemin 35 ay içerisinde tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesi konusunda taahhütte bulundu. Ancak projenin karmaşıklığı nedeniyle bu sürenin gerçekçi olup olmadığı savunma çevrelerinde merak konusu olmaya devam ediyor. Atina yönetimi, anlaşma gereği toplam bedelin yüzde 20'sine tekabül eden yaklaşık 700 milyon euroyu peşin olarak ödeyecek.
Kamuoyunda maliyet tartışması
Projenin yüksek maliyeti Yunanistan'da ciddi bir tartışma başlattı. Hükümet kanadı projeyi savunma kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım olarak nitelendirirken, muhalif kesimler ve bazı basın kuruluşları harcanan bütçeyi eleştirdi. Özellikle yerli savunma sanayinin projeye yüzde 25 oranında katılım sağlayacağı yönündeki hükümet vaatlerinin pratikte karşılığının olmadığına dair iddialar gündeme geldi. Bazı haber portalları ise bu anlaşmayı İsrail'in tarihinin en büyük silah satışı olarak değerlendirdi.
Sistemin Ege'deki adalar ve Batı Trakya bölgesinde konuşlandırılmasının planlanması, projenin bölgesel dengeler açısından da dikkatle izlenmesine neden oluyor. Yunan basını, projenin ülkenin savunma bütçesi üzerindeki yükü ve operasyonel başarısı konusunda ikiye bölünmüş durumda.