Hürmüz Boğazı'nda yaşanan jeopolitik gerilimler, küresel enerji sevkiyatının en kritik noktalarından biri olan bölgedeki ticari trafiği doğrudan etkilemeye devam ediyor. 28 Şubat tarihinde başlayan ABD/İsrail-İran çatışmaları öncesinde günlük ortalama 130 ticari geminin geçiş yaptığı boğazda, savaşın etkisiyle trafik yüzde 90'ın üzerinde bir düşüş yaşamıştı.
Mutabakat ve Kısa Süreli İyileşme
Haziran ayında ABD ve İran arasında sağlanan 14 maddelik mutabakat, bölgedeki ticaretin yeniden canlanması için umut ışığı olmuştu. 18 Haziran'da elektronik ortamda imzalanan bu anlaşmanın ardından gemi geçişlerinde toparlanma sinyalleri gözlemlendi. Veri analitik şirketi Kpler'in verilerine göre, 24 Haziran'da 76 gemi ile savaş sonrası en yüksek trafik seviyesine ulaşıldı. Temmuz ayının ilk günlerinde ise bu ivme devam ederek 3-5 Temmuz tarihleri arasında toplam 108 gemi geçişi kaydedildi. Bu süreçte boğazdan taşınan ham petrol miktarı günlük 12 milyon varile kadar yükselmişti.
Gerilim Yeniden Tırmanıyor
Ancak bölgedeki iyimser hava, Umman yakınlarında iki ticari geminin vurulmasıyla hızla dağıldı. Saldırıların ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile sağlanan ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve Tahran yönetimiyle yeni bir anlaşma ihtimalini reddetmesi, bölgedeki risk algısını yeniden en üst seviyeye taşıdı. Yaşanan bu gelişmeler, kısa süreli toparlanma sürecini sekteye uğratarak gemi trafiğini tekrar baskı altına aldı.
Sektör temsilcileri, mevcut belirsizlik ortamında güvenli geçişin ana öncelik olmaya devam ettiğini belirtiyor. Ateşkes sürecinde dahi temkinli hareket eden lojistik ve enerji şirketleri, bölgedeki yeni saldırı haberleri ve diplomatik kopuşun ardından rotalarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki bu yeni kriz dalgası, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor.