Avrupa genelinde gerçekleştirilen kapsamlı bir pestisit analizi, çilek üretimi ve tüketimi konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. PAN Europe ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hazırlanan rapora göre, Avrupa genelinde incelenen çilek örneklerinin yüzde 88'inde pestisit kalıntısına rastlandı. Bu durum, gıda güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratırken, özellikle 'ebedi kimyasallar' olarak adlandırılan PFAS maddelerinin örneklerin yüzde 58'inde bulunması dikkat çekti.
Araştırma sonuçlarına göre İspanya, pestisit kirliliği konusunda Avrupa ortalamasının oldukça altında kalarak daha güvenli bir profil çiziyor. İspanyol konvansiyonel çileklerinde tespit edilen az sayıdaki kalıntının ise yasal sınırlar içerisinde olduğu ve onaylı maddelerden oluştuğu belirtildi. Uzmanlar, organik tarım yöntemlerinin hem İspanya'da hem de Avrupa'nın genelinde pestisit riskine karşı en güvenli seçenek olduğunu vurguluyor. Yapılan analizlerde, organik çileklerin nın herhangi bir toksik kalıntı içermediği kanıtlandı.
Ekologistas en Acción bünyesinde görev yapan Kistiñe García, İspanya'nın pestisit kullanmadan üretim yapma potansiyeline sahip olduğunu ifade ederek, mevcut tarım politikalarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savundu. Rapor, pestisit mevzuatının esnetilmesi yönündeki taleplerin aksine, kuralların daha kararlı bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çiziyor. Öte yandan, çilek üretiminin çevresel etkileri ve sektördeki kadın işçilerin çalışma koşulları da raporun dikkat çektiği diğer kritik başlıklar arasında yer alıyor. Sektördeki çalışma şartlarının iyileştirilmesi çağrısı, gıda güvenliği tartışmalarının sosyal boyutunu da gözler önüne seriyor.