Marmara Denizi'nde son dönemde gözlemlenen pusula denizanası yoğunluğu, bölgedeki ekolojik dengenin bozulduğuna dair önemli işaretler veriyor. Piri Reis Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, bu türün Marmara'ya muhtemelen gemilerin balast suları aracılığıyla ulaştığını ve bölgeyi kendine uygun bir yaşam alanı olarak seçtiğini belirtiyor.
Neden Sayıları Artıyor?
Uzmanlara göre, denizanası popülasyonundaki bu artışın temelinde üç ana faktör yatıyor: Deniz suyu sıcaklıklarının iklim değişikliğiyle yükselmesi, kirlilik nedeniyle artan besin miktarı ve bu canlıları tüketen büyük balık türlerinin aşırı avlanma sonucu azalması. Marmara Denizi'nin mevcut durumu, pusula denizanalarının hızla çoğalması için adeta bir cennet ortamı sunuyor.
Temas Halinde Ne Yapılmalı?
Pusula denizanaları, renkli ve ilgi çekici görünümlerinin aksine dokunaçlarında zehirli kapsüller barındırıyor. Temas durumunda bu kapsüller deriye nüfuz ederek ciddi ağrı, kaşıntı ve yanmaya neden olabiliyor. Prof. Dr. Sarı, temas anında kesinlikle tatlı su, kolonya veya alkol kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. Bu maddeler kapsüllerin patlamasına ve zehrin daha hızlı yayılmasına yol açıyor. Bunun yerine bölgenin deniz suyuyla yıkanması, kapsüllerin plastik bir kart veya cımbız yardımıyla nazikçe uzaklaştırılması öneriliyor. Şiddetli alerjik reaksiyon veya nefes darlığı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden tıbbi destek alınması hayati önem taşıyor.
Ekosistem Üzerindeki Etkileri
Denizanası istilası sadece yüzücüler için değil, balıkçılık sektörü için de ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bu canlılar, balıkların yumurta ve larvalarıyla beslenerek üreme başarısını düşürüyor. Ayrıca, şeffaf denizanalarının artışı nedeniyle gırgır ağlarının kullanılamaz hale gelmesi, balıkçılık faaliyetlerini de sekteye uğratıyor. Uzmanlar, bu sorunun çözümü için kirliliğin durdurulması ve deniz ekosistemiyle kurulan yanlış ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.