Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri" programında sektörün ulaştığı devasa boyutu değerlendirdi. Bakan Ersoy, Türk dizilerinin Asya'dan Latin Amerika'ya kadar 170'e yakın ülkede yaklaşık 1 milyar insan tarafından izlendiğini ifade ederek, bu durumun Türkiye'nin küresel bir anlatı gücüne sahip olduğunu kanıtladığını belirtti.
Stratejik Bir Yumuşak Güç Unsuru
Dizi sektörünün yalnızca ekonomik bir ihracat kalemi olmadığını vurgulayan Ersoy, bu yapımların Türkiye'nin kültürel mirasını, gastronomi kültürünü ve yaşam tarzını dünyaya tanıttığını söyledi. Dizilerin izleyicilerde Türkiye'ye yönelik merak uyandırdığını belirten Bakan, bu etkinin "ekran turizmi" olarak adlandırılan yeni bir seyahat motivasyonu oluşturduğuna dikkat çekti. Ersoy, "Türk dizileri Türkiye'yi merak ettiriyor" diyerek, bu ilginin turizm gelirlerini artırmak için stratejik bir fırsat olduğunu vurguladı.
Destek Sisteminde Yeni Dönem
Bakanlık olarak dizi sektörüne yönelik destek politikalarında köklü bir değişikliğe gittiklerini açıklayan Ersoy, Sinema Genel Müdürlüğü aracılığıyla daha esnek bir modelin hayata geçirildiğini duyurdu. Yeni sistemde:
- Bir sezon yayımlanmış olma şartı kaldırıldı.
- Destekler bölüm bazında değerlendirilebilir hale getirildi.
- Televizyon reytinglerinin yanı sıra dijital izlenme verileri de kriterlere dahil edildi.
- Aynı yapım şirketinin birden fazla projesine destek verilmesinin önü açıldı.
Ersoy, bu desteklerin sadece finansal bir katkı değil, Türkiye markasına yapılan stratejik bir yatırım olduğunu belirtti. Ayrıca, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile iş birliği yapılarak, dizilerde rol alan oyuncuların Türkiye'nin destinasyon tanıtımlarında daha aktif kullanılması hedefleniyor.
Dijital Dönüşüm ve Gelecek Vizyonu
Haziran 2025'te başlatılan mini dizi projesi kapsamında üretilen 8 yapımın 5,5 milyar izlenmeye ulaştığını hatırlatan Bakan Ersoy, dijital platformların izleyiciyle kurulan bağı güçlendirdiğini ifade etti. "Fandom" olarak adlandırılan hayran topluluklarının içerik üretimi ve etkileşim süreçlerinde aktif rol oynadığını belirten Ersoy, Türkiye'nin bu dijital dönüşümün takipçisi değil, yön veren aktörlerinden biri olmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.