ABD yönetimi, İran'ın petrol gelirlerini ve finansal sistemini hedef alan yeni bir yaptırım paketini devreye soktu. Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından 24 Ağustos'ta duyurulan bu strateji, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı amaçlıyor. Söz konusu yaptırımların ardından İran serbest piyasasında dolar, 2 milyon riyal seviyesini aşarak psikolojik bir eşiği geride bıraktı. Riyalin yıl başından bu yana yaşadığı değer kaybı yüzde 42'yi aşmış durumda.
Ekonomik baskıya karşı sert yanıt
ABD'nin "D-Day" olarak adlandırdığı bu yeni kampanya, deniz ablukası gibi askeri unsurlarla desteklenerek İran'ı müzakere masasında taviz vermeye zorlamayı hedefliyor. Ancak Tahran yönetimi, bu baskıların sonuç vermeyeceği görüşünde. İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, ABD'nin ekonomik baskılarının halkın geçimini zorlaştırması durumunda, Washington ve onunla iş birliği yapan ülkelerin ekonomik çıkarlarının tehlikeye atılacağını vurguladı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai de benzer bir tonda açıklama yaparak, ABD'nin ekonomik savaşına yardımcı olan tarafların hedef alınacağını belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise geçmişteki "azami baskı" politikalarının başarısız olduğunu hatırlatarak, yeni yaptırımların da İran'ı teslim olmaya zorlayamayacağını ifade etti.
Petrol ihracatı ve Çin faktörü
ABD'nin yeni stratejisindeki en kritik nokta, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmak ve finansal kanallarını izole etmek. İran, yaptırımları aşmak için gölge filo, paravan şirketler ve alternatif ödeme yöntemleri kullanmaya devam ediyor. Bu noktada Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı olarak kilit bir rol oynuyor. Washington'ın Çinli finans kuruluşlarına yönelik ikincil yaptırımları ne ölçüde uygulayacağı, İran ekonomisinin geleceği açısından belirleyici olacak.
Savaş öncesinde günlük 2,478 milyon varil seviyesinde olan İran'ın ham petrol üretimi, mevcut yaptırımlar ve deniz ablukası nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzmanlar, riyalin değer kaybının ithal ürünler ve hammadde fiyatları üzerinde enflasyonist bir etki yaratacağı konusunda uyarıyor. Tahran yönetimi ise stratejik tercihlerinden vazgeçmeyeceğinin sinyallerini vererek, ekonomik kuşatmayı kırmak için yeni ticaret yolları arayışını sürdürüyor.