Göz sağlığını tehdit eden en önemli rahatsızlıkların başında gelen glokom, erken evrede fark edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan görme kayıplarına sebebiyet verebiliyor. Hastalığın seyri, türüne göre değişiklik gösterirken, uzmanlar bu sinsi ilerleyişe karşı toplumu uyarıyor.
Sessiz İlerleyen Bir Hastalık
Opr. Dr. Candan Karaca, glokomun en yaygın türü olan açık açılı glokomun uzun yıllar boyunca hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade ediyor. Bu durum, hastaların durumu fark etmesini zorlaştırarak tedavi sürecini geciktirebiliyor. Buna karşılık, kapalı açılı glokom türü çok daha ani ve şiddetli semptomlarla kendini gösteriyor. Bu vakalarda hastalar şiddetli baş ve göz ağrısı, mide bulantısı, kusma, gözde kızarıklık ve ışıkların çevresinde haleler görme gibi belirgin şikayetler yaşıyor.
Kimler Risk Altında?
Bazı bireylerin glokom gelişimi açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Karaca, şu grupları özellikle uyarıyor:
- Ailesinde göz tansiyonu öyküsü bulunanlar.
- Yüksek miyop veya hipermetrop sorunu olanlar.
- Uzun süreli steroid yani kortizon tedavisi görenler.
Bu grupta yer alan kişilerin, herhangi bir görme sorunu hissetmeseler dahi düzenli aralıklarla göz muayenesinden geçmeleri büyük önem taşıyor. Erken tanı, görme yetisinin korunması ve olası hasarların önlenmesi adına en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, rutin kontrollerin aksatılmamasının hayati bir tedbir olduğunu hatırlatıyor.