Mars'ın küçük ve düzensiz şekilli uydusu Deimos, uzun süredir gök bilimcilerin dikkatini çeken pürüzsüz yüzeyi ve kalın toz katmanıyla biliniyordu. Nature Astronomy dergisinde paylaşılan güncel bir çalışma, bu görünümün yaklaşık 320 metre çapındaki bir asteroidin 45 derecelik açıyla çarpması sonucu meydana geldiğini ortaya koydu.
Avrupa Uzay Ajansı'nın Hera aracından alınan veriler ile Bern Üniversitesi'nde yürütülen bilgisayar simülasyonları, çarpışmanın şiddetini gözler önüne serdi. Analizlere göre, bu olay Deimos'u parçalamayacak kadar dengeli ancak yüzeydeki materyali tüm gövdeye yayacak kadar etkiliydi. Çarpışma sonucunda saçılan toz ve taş parçaları, uydunun üzerini yer yer 200 metreye ulaşan bir enkaz tabakasıyla kapladı. Bu durum, Deimos'un kardeşi Phobos'a göre daha düz bir görünüme sahip olmasını sağlarken, güney kutbunda 10 kilometre genişliğinde dev bir krater oluşturdu.
Hera tarafından çekilen görüntüler, toz katmanının altında kalan eski krater izlerinin, uydunun gözenekli iç yapısı sayesinde çarpışma dalgalarını emdiğini ve parçalanmaktan kurtulduğunu kanıtlıyor. Deimos'un süngerimsi yapısı, onun Mars tarafından yakalanmış bir asteroit olabileceği teorisini desteklese de, gezegene çarpan başka bir cisimden kopma ihtimali de tartışılmaya devam ediyor. Japonya Uzay Araştırma Ajansı'nın 2027 yılında Mars yörüngesine ulaşması planlanan MMX görevi, her iki uyduyu detaylıca haritalandırarak ve Dünya'ya örnekler getirerek bu köken tartışmalarına nihai bir yanıt getirmeyi amaçlıyor.