Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşan seçimler öncesinde, Taktisch Wählen (Taktik Oy) adlı bir girişim, seçmenlerin oy verme davranışlarını değiştirerek AfD'nin olası bir hükümet kurma ihtimalini engellemeyi hedefliyor. Girişim, özellikle SPD ve Yeşiller gibi partilerin yüzde 5 barajını aşmasını sağlayarak, demokratik oyların boşa gitmesini önlemeyi amaçladığını savunuyor.
Girişimin arkasında, siyasi iletişim ve kampanya ajansı olan The Goodforces bulunuyor. Ajans, kampanya için 14.300 avro harcarken, aynı zamanda SPD ve Yeşiller'e 38.150'şer avro tutarında doğrudan bağışta bulundu. Bu durum, özellikle AfD kanadından sert tepkiler almasına neden oldu. AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, girişimin faaliyetlerini demokrasi açısından bir skandal olarak nitelendirerek, konunun hukuki açıdan incelenmesi gerektiğini belirtti.
Taktik oy çağrısı, sadece AfD tarafından değil, diğer siyasi partiler tarafından da eleştiriliyor. BSW ve FDP gibi partiler, girişimin tarafsız bir bilgilendirme değil, siyasi bir kampanya olduğunu savunuyor. SPD, Sol Parti ve CDU temsilcileri de seçmenlerin kendi kararlarını vermeleri gerektiğini vurgulayarak, dışarıdan gelen bu tür yönlendirmelere mesafeli durduklarını ifade ediyor. Özellikle CDU, seçmenlerine doğrudan kendi partilerine oy vermeleri çağrısında bulunuyor.
Girişim ise kendisini savunarak, seçim kurallarının ciddiye alınması gerektiğini ve stratejik oy kullanmanın zaten yaygın bir uygulama olduğunu öne sürüyor. The Goodforces, tartışmaların eksenini değiştirmeyi ve seçmenlerin oylarının sonuç doğuracak şekilde kullanılmasını sağlamayı hedeflediklerini belirtiyor. Ancak, özellikle AfD ile işbirliğini reddetmeyen partileri tavsiye listesine almamaları, girişimin tarafsızlığına yönelik eleştirileri artırıyor.
Benzer stratejik oy kampanyaları daha önce Brandenburg, Saksonya ve Thüringen seçimlerinde de gündeme gelmişti. Almanya'daki seçim sisteminde, özellikle baraj sınırındaki partilerin durumu, sandalye dağılımı üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Bu nedenle, küçük partilerin parlamentoya girip girmemesi, eyalet hükümetlerinin kurulmasında kritik bir faktör olarak görülüyor.