İsrail, Suriye'nin kuzeybatısında yer alan İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne yönelik hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı, Türkiye'den gelen bir askeri heyetin, 2012 yılından bu yana atıl durumda olan havaalanının yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla bölgede incelemelerde bulunmasının hemen ardından yaşandı.
Suriye devlet televizyonu tarafından paylaşılan bilgilere göre, hava üssünün pisti sekiz ayrı hava saldırısıyla hedef alındı. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtilirken, tesislerde maddi hasar meydana geldiği kaydedildi. İsrail Başbakanlık Ofisi, saldırının sorumluluğunu doğrudan üstlenmese de, operasyonun Türk askerlerinin bölgeye konuşlandırılmasını engellemek amacıyla yapıldığını ima eden açıklamalarda bulundu. İsrail tarafı, Suriye yönetiminin güvenlik statükosunu ihlal ettiğini öne sürerek, Türk varlığının kendi güvenlikleri için tehdit oluşturduğunu savundu.
Türkiye ise İsrail'in iddialarını kesin bir dille reddetti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İsrail'in bu suçlamalarının, Suriye'nin toprak bütünlüğünü hedef alan hukuksuz saldırıları meşrulaştırma çabası olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı sert bir şekilde kınayarak, uluslararası toplumu İsrail'in pervasız eylemlerine karşı daha kararlı bir tutum sergilemeye çağırdı.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, saldırıyı egemenlik haklarının ihlali ve bölgesel istikrara yönelik bir tehdit olarak tanımladı. Öte yandan, İsrail'in müttefiki olan ABD'den gelen tepki dikkat çekti. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek derin endişe duyduklarını belirtti. Barrack, taraflara askeri çatışma yerine diplomasi ve diyaloğa öncelik vermeleri çağrısında bulundu.
Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye'deki askeri ve siyasi dengeler üzerindeki rekabet sürerken, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik bu saldırı, bölgesel güçler arasındaki gerilimin ne kadar hassas bir noktada olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.