Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen zirveye, ABD Başkanı Donald Trump dahil olmak üzere 31 müttefik ülkenin lideri katılım sağlıyor. Zirvenin temel odak noktalarını Ukrayna'ya verilen destek, artan savunma bütçeleri ve NATO 3.0 olarak adlandırılan yeni stratejik konsept oluşturuyor.
Savunma Sanayii ve F-35 İddiaları
Zirvenin en çok tartışılan konularından biri, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olma ihtimali oldu. ABD basınına yansıyan iddialara göre, Trump'ın zirve kapsamında bu yönde bir açıklama yapabileceği öne sürülüyor. Beyaz Saray ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınarak temkinli bir duruş sergiliyor. Öte yandan, İsrail yönetimi bu olası satışa karşı diplomatik kanallardan itirazlarını dile getiriyor.
NATO 3.0 ve Yeni Hedefler
Ankara Zirvesi, 2004 İstanbul Zirvesi'nin niteliğinde stratejik bir öneme sahip. Yeni dönemde müttefik ülkelerin savunma harcamalarını ciddi oranda artırması hedefleniyor. Belirlenen yeni kriterlere göre, ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 3.5'ini askeri yatırımlara, yüzde 1.5'ini ise altyapı projelerine ayırması bekleniyor. NATO yetkilileri, Ankara'daki Savunma Sanayii Forumu'nda duyurulan projelerin detaylarını paylaşarak, ittifakın teknolojik iş birliğini güçlendirme kararlılığını vurguladı.
Uluslararası analistler, Türkiye'nin yerli savunma sanayisindeki başarısının ve stratejik konumunun, NATO'nun Avrupa savunma mimarisi için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Özellikle Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve bölgesel krizlerin yönetimi konusunda Türkiye'nin rolü, zirvedeki ikili görüşmelerin ana eksenini oluşturuyor. Uzmanlar, bu zirvenin Soğuk Savaş sonrası dönemin en kritik dönüm noktalarından biri olduğunu ifade ediyor.