Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) son raporları, Avrupa kıtasının önümüzdeki yıllarda ekonomik açıdan zorlu bir dönem geçireceğini işaret ediyor. Yüksek kamu borçları, yaşlanan nüfus ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle euro bölgesinin 2027 ile 2031 arasında yılda ortalama sadece yüzde 1,2 büyümesi bekleniyor. Avrupa Birliği genelinde bu oranın yüzde 1,4’e çıkacağı tahmin edilirken, küresel üretimin aynı dönemde yılda yaklaşık yüzde 3,2 artacağı öngörülüyor. Bu genel durgunluk tablosunun aksine, kıtanın bazı bölgelerinde dikkat çekici bir performans sergilemesi beklenen ülkeler bulunuyor.
Malta zirvede yer alıyor
IMF’nin sıralamasına göre Malta, Avrupa’nın önümüzdeki beş yılda en hızlı büyüyen ekonomisi olacak. Ada ülkesi için yıllık neredeyse yüzde 4'lük bir büyüme öngörülüyor. Son on yılda turizm, finansal hizmetler ve çevrim içi oyun sektörlerinin etkisiyle yılda yaklaşık yüzde 7 büyüyen Malta, bu hızla yabancı iş gücünü kendine çekmeyi başardı. Ancak işsizliğin rekor düşük seviyelere inmesi ve iş gücü açığının artmasıyla mevcut modelin sınırlarına ulaşılması, büyümenin verimlilik artışlarına dayalı yeni bir aşamaya geçmesini gerektiriyor.
Kosova ve Ukrayna’nın yükselişi
Listede ikinci sırada Kosova yer alıyor. Görece küçük ölçeğine rağmen Kosova’nın yıllık büyümesinin yüzde 4 seviyesine yaklaşması bekleniyor. Güçlü hanehalkı tüketimi, kamu yatırımları ve özellikle Almanya ile İsviçre’den gelen diaspora havaleleri bu büyümenin ana motoru olarak öne çıkıyor. Üçüncü sırada bulunan Ukrayna ise yıllık ortalama yüzde 3,8’lik bir büyüme tahminiyle listeye dahil. Ülkenin büyüme beklentisi, savaşın sona ermesi ve yaklaşık 600 milyar dolarlık yeniden inşa sürecinin başlaması varsayımına dayanıyor. Ancak çatışmaların sürmesi durumunda büyümenin ciddi oranda yavaşlama riski bulunuyor.
Sırbistan ve Moldova’nın stratejileri
Sırbistan, yıllık ortalama yüzde 3,52’lik büyüme hızıyla dördüncü sırada yer alıyor. Ülkedeki büyüme dinamiklerinin temelinde kamu yatırımları yatıyor. 2027’de düzenlenecek Expo fuarı, otoyol ve demiryolu yatırımları ile madencilik sektöründeki Çin destekli projeler bir inşaat ve altyapı döngüsü tetikliyor. Listenin beşinci sırasında ise Moldova bulunuyor. Ülkenin yıllık ortalama yüzde 3,5 büyümesi beklenirken, bu toparlanma Avrupa Birliği üyeliği sürecindeki reformlar ve Brüksel’den gelen kaynaklar tarafından destekleniyor. Reel ücretlerdeki artış ve döviz havalelerinin de ekonomiye olumlu yansıdığı belirtiliyor.